menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eğitimde güvencesizliğin ve emek sömürüsünün adı: Ücretli öğretmenlik ve usta öğreticilik

23 1
20.01.2026

“Öğretmen emeğini sömüren, öğrencileri niteliksiz eğitime mahkûm eden bu uygulama kaldırılmalı; yıllardır emek veren usta öğreticiler ve atama bekleyen binlerce öğretmen kadrolu olarak atanmalıdır.”

Eğitimci Sercan Çelik ile tüm boyutları ile ücretli öğretmenliği ve usta öğreticiliği konuştuk.

SON YILLARDA SIKÇA DUYDUĞUMUZ "ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK" TAM OLARAK NEDİR? KİMLER, HANGİ ŞARTLARDA BU GÖREVİ YÜRÜTÜYOR?

Ücretli öğretmenlik, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda ders saati karşılığında görevlendirilen öğretmenlik modelidir. Bu sistem, öğretmen açığının oluştuğu durumlarda "geçici" bir çözüm üretmek amacıyla kurgulanmıştır. Örneğin; kadrolu veya sözleşmeli bir öğretmen askerlik, doğum, hastalık veya kaza gibi nedenlerle görevini yapamadığında ya da bir okula henüz atama gerçekleşmediğinde, o sürede çalışması için bir öğretmen görevlendirilir. Bir ücretli öğretmen bir okulda üç gün de çalışabilir, şartlara göre üç yıl da çalışabilir.

İşin ekonomik boyutuna baktığımızda ise karşımıza oldukça sorunlu bir tablo çıkıyor. Ücretli öğretmen, yalnızca girdiği ders saati kadar ücret alır. Bu saat ücretlerinin çok düşük kalması nedeniyle yakın zamanda "2 1" uygulamasına geçildi; yani öğretmene her iki ders saati için bir ders saati ek ücret tanımlanıyor. Somut bir örnekle; bir ayda 100 saat derse giren bir öğretmen, 150 saatlik bir ödeme alıyor. Ders saati ücretleri memur maaş zammına göre her yıl artar; Ocak ayı öncesi 142 TL civarında olan bu ücret, son zamla birlikte yaklaşık 167 TL seviyesine çıktı.

Ancak bu rakamlar hayatın gerçekleriyle örtüşmekten oldukça uzak. Branş öğretmenleri genellikle haftada 15 saat derse giriyor. Bu da ayda 60 saat ders, yani 90 saatlik ek ders ücreti demek. Bu hesapla bir branş öğretmeni ayda yaklaşık 15 bin TL maaş alıyor ki bu rakam şu anki asgari ücretin tam 13 bin TL altındadır. Sınıf, özel eğitim ve okul öncesi öğretmenleri gibi haftada 30 saat derse girenler ise ayda 120 saat çalışıp 180 saat üzerinden ücret alıyorlar. 180 saat ile 167 TL çarpıldığında ortaya çıkan rakam aslında 30 bin TL’ye yaklaşıyor. Fakat bu miktar asgari ücret sınırını geçtiği anda başta gelir vergisi olmak üzere ağır vergi kesintileri devreye giriyor ve öğretmenin eline geçen net ücret yine asgari ücrete düşüyor. Üstelik resmi tatillerde, eğer öğretmen görevli değilse ders saatinden kesinti yapılıyor. Sigorta tarafında da bir güvencesizlik söz konusu; haftalık 30 saatin altındakiler için sigorta yarım gün, 30 saat ve üzerinde girenlerin ise tam gün üzerinden yatırılıyor.

PEKİ "ÜCRETLİ USTA ÖĞRETİCİ" NEDİR? ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİKLE ORTAK YÖNLERİ VE FARKLARI NELERDİR?

Usta öğretici ile ücretli öğretmen arasında özlük hakları bakımından aslında çok belirgin bir fark yoktur; her iki grup da aynı sömürü çarkının parçasıdır. Sigorta girişleri, ücret hesaplamaları ve diğer mali kriterler tamamen aynı esaslara göre belirlenir. Usta öğreticiler de tıpkı ücretli öğretmenler gibi ek ders ücreti üzerinden ve "2 1" uygulamasına bağlı olarak maaş alırlar.

Temel fark ise görev yapılan kurumlarda ve işin sürekliliğinde ortaya çıkar. Ücretli usta öğreticiler; halk eğitim merkezleri, olgunlaşma enstitüleri gibi "hayat boyu öğrenme merkezi" olarak adlandırılan kurumlarda kurs verirler. Bu noktada usta öğreticilerin çalışma şartları çok daha kırılgandır. Çünkü bu öğreticilerin belirli kurs programları vardır ve o program sona erdiğinde bir anlamda işleri de sona ermiş olur. Yeni bir kursun açılmasını bekledikleri o boşluk dönemlerinde ciddi bir ücret kaybı yaşarlar.

Üstelik bu sistemin usta........

© HalkTV