Tecil faizli yapılandırmada süre doldu: Borcu olanlar dikkat! 1 Eylül 2026
Ancak sürenin sona ermesi, vatandaşın borcunu da sıkıntısını da ortadan kaldırmadı.
Asıl sorulması gereken soru şu:
Borçlu vatandaşa gerçekten bir çözüm mü sunduk, yoksa borcunu faizle biraz daha ileri bir tarihe mi erteledik?
Bugün esnafın, küçük işletmenin ve kendi primini ödemeye çalışan vatandaşın yaşadığı sorun yalnızca SGK borcu değildir.
Asıl mesele, o borcun neden oluştuğudur.
Dükkânının kirasını ödemeye çalışan esnaf, çalışanının maaşını yetiştirmeye uğraşan küçük işletme sahibi, Bağ-Kur primini düzenli yatırmak isteyen vatandaş; artan maliyetler ve giderek ağırlaşan geçim şartları altında ayakta kalmaya çalışıyor.
İnsanlar primlerini ödemek istemedikleri için değil, ödeme güçleri giderek azaldığı için borçlanıyor.
Dolayısıyla ekonomik sıkıntılar nedeniyle oluşmuş bir borca yalnızca faizli taksitlendirme seçeneği sunmak, sorunu çözmüyor.
Vatandaşın ihtiyacı zaman değil, ödeme gücü
Tecil ve taksitlendirme sistemi, belirli şartları sağlayan borçlular açısından kısa vadede bir imkân sağlayabilir.
Borç taksitlere bölünür, ödeme süresi uzar ve vatandaş bir miktar zaman kazanır.
Ama borç ortadan kalkmaz.
Üstelik üzerine yeni bir maliyet eklenir.
Zaten borcunu ödeyemediği için kapınızı çalan bir esnafa, “Borcunu daha uzun sürede ama faizle öde” demek sosyal devlet anlayışı açısından yeterli değildir.
Çünkü vatandaşın ihtiyacı yalnızca zaman kazanmak değil, borcunu ödeyebilecek güce yeniden kavuşmaktır.
Bugün 100 lirayı ödeyemeyen vatandaştan yarın daha fazlasını istemek, o borcu tahsil edilebilir hâle getirmeyebilir.
Tam tersine borç........
