Asgari ücret gerçeği: Bir aile bu maaşla nasıl yaşar?
Türkiye’de asgari ücret tartışması, artık “kaç lira oldu?” sorusunun çok ötesinde. Çünkü mesele yalnızca bir ücret kalemi değil; bir ülkenin emek anlayışı, adalet duygusu ve sosyal dengesiyle ilgili.
Bugün asgari ücret, olması gerektiği gibi en alt koruma çizgisi olmaktan çıktı; pek çok sektörde “standart ücret”e dönüştü. Bu dönüşümün bedelini çalışan ödüyor. Kıdemin, becerinin, sorumluluğun karşılığı silikleşiyor. Aynı işyerinde yıllarını verenle yeni başlayan arasındaki fark, çoğu zaman kâğıt üzerinde bile görünmüyor. Emek “nitelik” üzerinden değil, “mecburiyet” üzerinden fiyatlanıyor.
Ama asıl kırılma burada: Tam zamanlı çalışmak, yoksulluktan çıkarmıyor. İnsanlar sabah işe gidiyor, akşam eve dönüyor; ay sonu geldiğinde hesap yine tutmuyor. Bu tablo, “çalışan yoksulluğu” dediğimiz gerçeği büyütüyor. Çalışan ama geçinemeyen milyonlar… Üstelik bu, istisna değil, yeni normal.
Sokağın dili açık: En temel ihtiyaçlar bile her ay daha ağır bir yük. Barınma, beslenme, enerji, ulaşım… Bunlar hayatın zorunlu kalemleri. Bugün ise bu zorunlular, maaşın önüne geçmiş durumda. Hele büyük şehirlerde kira, tek başına bir “gelir testine” dönüşmüş halde. Bir ev, artık yalnızca bir çatı........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin