menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Silivri'den gelen mektup

106 0
10.04.2026

İstanbul Büyükçekmece’nin CHP’li Belediye Başkanı Hasan Akgün 11 aydır Silivri Cezaevi’nde tutuluyor.

Tutuklanmasının üzerinden bir yıla yakın süre geçmesine karşın henüz hakkında hazırlanmış bir iddianame yok.

Neyle suçlandığı, ne suçla yargılanacağı belli değil.

Ancak 11 aydır Silivri’de ceza çekiyor.

Tipik bir yargısız infaz örneği.

Akgün, Silivri’den durumunu ve belediye başkanlığı dönemini anlatan bir mektup göndenmiş.

Bu satırları Silivri’de, dört duvar arasında, bir hücrenin içinden yazıyorum.

Yarım asrı aşkın süredir bu ülkeye hizmet etmiş bir belediye başkanı olarak…

Bugün kendimi anlatmak zorunda bırakıldım.

Neredeyse 11 aydır özgürlüğümden mahrum bırakılıyorum.

Ve ben hâlâ ne ile suçlandığımı bilmiyorum.

Ortada bir iddianame yok.

Ama ortada bir gerçek var:

Yarım asrı aşkın emeğim, bir ömürlük hizmetim, yaklaşık 11 aydır bir hücrede tutuluyor.

Bir insan, suçunu bilmeden aylarca tutsak edilir mi?

Ben bu ülkenin evladıyım.

Trabzon Araklı’da doğdum.

Çocukluğumun bir kısmı Adapazarı’nda, köy hayatının içinde geçti.

Rahmetli anneme herkes “Ayşe Ağa” derdi.

Onun insanlara, özellikle devlete hizmet edenlere gösterdiği saygıyı izleyerek büyüdüm.

Rahmetli annem bana şunu öğretti:

“İnsana hizmet, en büyük onurdur!”

Ben de hayatımı buna adadım!

18 yaşında, İstanbul’da Yeşilköy 50. Yıl Lisesi’ni bitirmiş genç bir delikanlı olarak belediyede numarataj işinde çalışmaya başladım.

Ve o gün kendime bir söz verdim:

“Bu yol, halka hizmet yoludur.”

Aradan yarım asrı aşkın zaman geçti.

Bu süre boyunca bir gün bile halktan kopmadım.

Bir gün bile insandan, hizmet etmekten vazgeçmedim.

1986 yılında dönemin Başbakanı merhum Turgut Özal dedi ki:

“Burası, Büyükçekmece ilçe olmalı.”

Biz o sözü bir cümle olarak değil, bir devlet görevi olarak aldık.

Gece gündüz çalıştık.

Ve 1988’de Büyükçekmece’yi ilçe yaptık.

Bu, bir idari karar değil…

Bir vizyonun, bir emeğin, bir inancın sonucudur.

1994 yılında aday olduğumda,

“Foseptik kokulu değil, çam kokulu bir Büyükçekmece sözü verdik.”

40 yıldır çözülemeyen altyapı sorununu tam 18 ayda çözdük.

Çünkü biz laf üretmedik…

Bizler gücünü makamlardan değil; halkımızın sarsılmaz duasından ve Büyük Atatürk’ün "kimsesizlerin kimsesi" olarak tarif ettiği Cumhuriyetimizin kurucu iradesinden aldık.

Şehircilik doktoramı İstanbul Üniversitesi’nde yaptım.

Ben şehrimi hiçbir zaman ranta teslim etmedim.

Betona teslim........

© HalkTV