menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran'ı ciddiye almak

49 0
24.04.2026

ABD-İsrail saldırısıyla başlayan savaş, pek çok alanda ortaya çıkardığı istikrarsızlık ve belirsizlikle tüm dünyayı etkiledi.

Savaş sürecini asıl belirsiz kılan, Amerikan politikalarının giderek daha kırılgan ve çelişkili hale gelmesi. Başından itibaren böyle olduğunu düşünenler şu noktada haklı. Savaş kararını şekillendiren stratejiler baştan aşağı ciddi yanılgılarla doluydu.

Ancak bugün ortaya çıkan durum, savaşın beklenmedik sonuçları üzerinden yaşanan iniş ve çıkışlar. Bunları sadece ABD Başkanı Trump’ın neredeyse her dakika yayınladığı mesajların tutarsızlığı üzerinden ele alamayız.

ABD’NİN HIRS VE ÖFKESİ

Bir öfke, hesaplaşma duygusu ve elbette dünyanın en büyük gücü olarak “sorun” hızlı ve kesin biçimde çözme arayışı. Trump’ın sıkça kullandığı ifadeyle gerekirse “yok etme” planı.

İran devriminin gerçekleştiği 1979’dan bu yana devam eden, geçen zaman içinde pek çok başlıkta yeniden şekillenen bir hesaplaşma bu.

İsrail’in güvenliği, enerji, değeri şimdi çok daha iyi anlaşılan ulaşım hatları ve İran’ın Ortadoğu’da elde ettiği güç ve nüfuz. Bunlara bir de Avrasya hattında İran’la ittifak kuran büyük güçler eklenince ABD kendisini harekete geçmek zorunda hissetti.

İmparatorluk geçmişi olmayan devletlerin hafıza ve tecrübesi, taşıma suyla dönmeyen değirmen misalidir. Köksüzlük; anlama ve kavrama çabasını çoraklaştırır. Yeri gelmişken; köklerinden kopma çabası ise imparatorluk sonrası “ulus devlet”lerin acınası bir çabasıdır.

Bugün........

© Habertürk