menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devlet dışı aktörlerin sonu

115 0
31.08.2026

Henüz ortada sadece bir imza olduğunu düşünsek de, Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan üçlüsünün Mekke İttifakı sonuçlar üretmeye başladı. Bu arada küresel ölçekteki bazı tartışmalarda “İslam Natosu” gibi tanımlar kullanılsa da, Mekke İttifakı giderek daha kalıcı bir isim olarak öne çıkabilir.

“Bu üç ülkeden biri saldırıya uğradığı takdirde diğerlerinin de saldırıya uğramış kabul edileceği”nin ilanı, NATO benzetmelerinin kaynağı bir bakıma. Bu işbirliğinin özellikle savunma boyutuyla ortaya çıkması, aynı zamanda bulunduğumuz bölgenin sınırlarını aşan bir güvenlik mimarisinin habercisi.

Dolayısıyla da etkileri, başta ABD ve Çin üzerinden olmak üzere küresel ölçekte ortaya çıkacaktır.

TÜRKİYE’NİN FARKI VE GÜCÜ

İttifaktaki üç ülkenin birbirini tamamlayan özellikleri olduğuna daha önce dikkat çekmiştik. Ancak Türkiye’nin her iki ülkeden çok daha geniş alanda bir etkinliğe sahip olduğunun da altı çizilmeli.

Tarihsel hafıza ve imparatorluk geçmişinin refleksleri Ankara’yı pek çok bakımdan öne çıkarıyor. Dahası yakın tarihe kadar bizzat müttefikleri eliyle beslenip büyütülen tehditlere maruz kalan Türkiye’nin savunma sanayii başta olmak üzere attığı büyük adımlar, bulunduğu her ittifakta kendisini güçlü kılan avantajlar.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başta Mısır olmak üzere, Mekke İttifakı’na yeni katılımlar olabileceğinin işaretini vermesi, ortaya çıkan gücün özgüven ve erişim kabiliyetine işaret ediyor.

Pakistan çok özel........

© Habertürk