menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ateşkes ve İstanbul'daki kanlı kuklalar

64 0
09.04.2026

İki haftalık ateşkesle birlikte olup biteni biraz daha soğukkanlı değerlendirme imkanı bulabiliriz. Ancak Lübnan’a yönelik saldırganlığını sürdürmesi, ateşkesin ne denli zor bir zeminde ilerleyeceğini gösteriyor. Şimdilik devam edebileceği ihtimali üzerinden konuşmaya devam edelim.

Şu tezi giderek daha fazla duymaya başlıyoruz. Ortadoğu’nun güvenlik mimarisi değişiyor. Bunun nasıl bir çerçevede ortaya çıkacağını öngörmek sanıldığından çok daha güç. Savaş öncesi diye bir dönemi tanımlamak mümkün. Ama “savaş sonrası” dönemin ne zaman başlayacağına dair belirsizlik devam ediyor.

DÖRTLÜ İTTİFAKIN SEYİR DEFTERİ

Ateşkese giden yolu inşa eden aktörler, aynı zamanda yeni bir zemin oluşturma çabası içinde. Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan. Bu ittifak, yeni bir bölgesel işbirliği çabası olmasının yanısıra ortak bir güvenlik arayışının da yansıması. Peş peşe yapılan dörtlü zirvelerin ateşkes sürecinde oynadığı rol, Çin’in son dakika baskısıyla ciddi bir mesafe aldı. Özellikle Türkiye ve Pakistan’ın özel çabalarının da altını çizmek gerekiyor.

Dörtlü ittifaktaki her bir ülkenin diğerinden farklı özellikleri ve bulunduğu bölgeye dair stratejik pozisyonları var. Dolayısıyla savaşa dair ortaya koydukları çabanın, çok büyük bir kriz üzerinden ortaya çıktığını unutmamakta yarar var. Başka bir deyişle savaş sonrası dönemde yol almak için daha fazla sabır ve çabaya ihtiyaçları var.

Bahse konu dört ülkenin İslam dünyasının merkez ülkeleri olduğunu hatırda tutarsak, krizler/sorunlar büyümeden gösterecekleri girişimlerin etki katsayısının yüksek........

© Habertürk