Belçika'nın 30 yaşında ölen kraliçesi Astrid'in ruhu hakikaten göründü mü?
Belçika Kraliçesi Mathilde, beraberinde kalabalık bir iş adamı ve politikacılar heyeti ile Türkiye’ye geldi.
Bir kraliçe başka bir memlekete yüzlerce kişi ile beraber turistik gezi, tarihî ve kültürel inceleme yahut tabiî güzellikleri seyir maksadıyla değil, ülkesine para kazandırmak için gider.
Kraliçe Mathilde de öyle yapıyor; İstanbul’da ekonomi, finans ve ticaret kuruluşlarıyla görüşüyor, hattâ silâh fuarına bile gidiyor, yani Belçika’ya biraz daha para kazandırmak için her çevre ile temas ediyor.
“Belçika” dendiğinde bu ülkenin tarihini bilenlerin hatırına mutlaka sömürgecilik, kötü muamele, işkence ve baskı gelir. Memleketin bu şekilde hatırlanmasının sebebi, 1835 ile 1909 arasında hüküm süren Kral İkinci Leopold’un “özel mülkü” olan Kongo’daki boyunduruğa karşı çıkanlara yaptırdığı insanlık dışı muamelelerdir. Kongolular’a idamdan toplu katliama varıncaya kadar her çeşit baskıyı yapan kral, ileride ellerine silâh alıp Belçika’ya karşı kullanmalarını engellemek maksadıyla çok sayıda gencin ellerini kestirmiş, insanlığa sığmayacak bu ve daha başka uygulamaların yanısıra Brüksel’de hayvanat bahçesi benzeri ama içerisinde hayvanların değil Kongolular’ın kapatıldıkları bir “insanat bahçesi” yaptırıp Afrikalılar’ı teşhir ettirmişti.
Bugün Avrupa’nın “başkenti” olan Belçika’nın her bahsi geçtiğinde, ben memleketin bu kanlı ve azap dolu geçmişi ile beraber çok güzel ama bahtsız bir kraliçesini, şu andaki kraliçe Mathilde’in kocası Kral........
