FANİ DÜNYANIN TUZLU SUYU: MUTLULUK
Günümüzde hemen hemen tüm dernek, vakıf ve belediyelerin kültür-sanat birimleri, sosyal hayata ve insan ilişkilerine dair pek çok konferans ve sempozyumlar düzenlemekteler. Bu organizatör ekip, başta profesör seviyesinde olmak üzere ülkenin önde gelen akademisyen sosyal bilimcilerini, sosyologlarını, psikologlarını, aile, çocuk ve kişisel gelişim uzmanlarını bu etkinliklere sıklıkla davet etmekte ve vatandaşlarla bir araya gelmelerini sağlamaktadırlar.
Elbette buradaki asıl amaç, katılım gösteren vatandaşların genel manada konuşmacıların bilgi, birikim ve tecrübelerinden mümkün mertebe istifade etmelerinin zeminini oluşturmaktır. Yani eğitici ile insan/toplum arasında köprü kurmaktır.
Ancak özellikle günümüzde halis niyetle girişilen bu faaliyetler, genel manada faydalı olsalar da bazen programın belli noktalarında öyle bir hale geliyor ki, birden bire televizyonlarda "reality şov" ya da "kadın programları" denilen ekran kuşağına dönüşebiliyorlar.
Yukarıda da izah ettiğim gibi, yıllarını kendi alanlarında uzmanlaşmaya vermiş konuşmacı isimler kendi bilgi birikimlerini, tecrübe ve deneyimlerini karşı tarafa aktarmaya çalışıyor ve katılımcıların istifadelerine sunuyorlar. Olay ne zaman ki soru-cevap bölümüne geliyor, işte tam o vakit bu nezih atmosfer yerini birdenbire kahvehane ya da kadınlar matinesi ortamına bırakabiliyor. Hani dervişin dediği gibi; "senin söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır." misali.
Çünkü uzmanlar, her ne kadar teknik, fikir ve bilgi yönünden birikimlerini vermeye çalışsalar da katılımcı izleyici/dinleyiciler, hep kendi özel hikayelerini yaşamaya devam ederler. Hal böyle olunca, konuşmacı anlatırken, seyirciler kafalarında eşleriyle, anne-babalarıyla, evlatlarıyla, akrabalarıyla, öğretmenleriyle, amirleriyle/patronlarıyla ya da komşularıyla hayali kavgaya devam ederler. Kimisi de, "fırsatını bulsam da, içimdekileri şu kadına/adama bir döksem" anlayışıyla, hep tedirgin ve tetikte bir halde zaman kollarlar.
Elbette her insanda yaşanmışlıklar tıpatıp bir olmaz.........
