Avrupa'ya açılmak isteyen girişimcilerin bilmesi gerekenler: İyi bir fikir neden yetmiyor?
Fikrinize, teknolojinize ve ürününüzün Avrupa pazarında karşılık bulacağına inanıyorsunuz. Peki, gerçekten bu yolculuğa hazır mısınız?
Bu sorunun cevabı, düşündüğümüzden çok daha fazlasını gerektiriyor. 21 Ekim'de Bilişim Vadisi İstanbul’da düzenlenen “Local to Global” buluşmasında Avrupa ekosistemine girişten küresel yatırım fırsatlarına, pazara açılma stratejilerinden yapay zekânın iş dünyasındaki dönüşümüne kadar pek çok konuyu dinleme fırsatı bulduk. İsviçre'den Hollanda'ya, Avusturya'dan Almanya'ya uzanan deneyimler ortak bir noktada buluşuyordu: Avrupa'da başarı için cesaret kadar hazırlık da gerekiyor.
Local to Global ‘den kalemime not düştüklerime geçmeden önce buluşmayı hayata geçiren Nexrone Global'den Ersoy Soyer'e, organizasyonda emeği geçen Senanur Tellioğlu ve Metin Mert Bal'a, tüm Bilişim Vadisi ekibine, bilgi, tecrübe ve vizyonlarını paylaşan konuşmacılara teşekkür ederim.
Küresel büyüme, haritaya yeni ülkeler eklemek değildir
Avrupa'ya açılmak, internet sitesini İngilizceye çevirmek ya da yurt dışında şirket kurmaktan ibaret değil. Öncelikle ürününüzün başka bir ülkede hangi ihtiyaca karşılık geldiğini anlamanız gerekiyor. Türkiye'de işe yarayan bir model, Almanya'da aynı sonucu vermeyebilir. Müşteri alışkanlıkları, rekabet koşulları ve yasal düzenlemeler ülkeden ülkeye değişiyor.
Yapay zekâ bu süreci daha da önemli hâle getiriyor. Artık çalışan bir ürünün ilk sürümünü geliştirmek geçmişe göre çok daha kolay. Ancak ürün geliştirmek kolaylaşırken başarılı olmak aynı ölçüde kolaylaşmıyor. Asıl fark, doğru problemi bulmak ve teknolojiyi gerçek bir ihtiyaca cevap verecek şekilde kullanmakta. İyi bir teknolojiye sahip olmak yetmiyor; neden gerekli olduğunu da anlatabilmek gerekiyor.
Her kapıyı çalmayın, tek kapıyı bulun
Girişimcilerin sık yaptığı hatalardan biri, aynı anda birden fazla ülkeye açılmaya çalışmak. Özellikle B2B iş modellerinde kaynakları farklı pazarlara dağıtmak yerine önce tek bir ülkeye odaklanmak daha anlamlı.
Panelde “Sniper” olarak adlandırılan nokta atışı yaklaşımı da tam olarak bunu anlatıyor: Her kapıyı çalmak yerine ürününüzün en çok ihtiyaç duyulduğu pazarı bulmak. Bunun için hedef ülkenin ihtiyaçlarını araştırmak, rakipleri........
