menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Emeklilerin sorunları ve çözümleri -3

9 5
06.02.2026

Emeklilerin sorunları ve çözümleri -1

Emeklilerin sorunları ve çözümleri -2

Birinci ve ikinci makalede mevcut durum, emekle derneğinin talepleri ve Türkiye’de emeklilerin sorunları ortaya konulmuştu. Bu çalışmada çözümler üzerinde durulacaktır.

ÇÖZÜMLER:

Ülkemiz maalesef 8 yıldır kronikleşen bir ekonomik çöküş yaşıyor. Bütün kaynaklarınız yok pahasına satıldı. Beton ekonomisi ile uzun süreli borç batağına sürüklendik. Kurumların içi boşaltıldı, işlevleri sınırlandı, hukukun adaletin sorgulanır olduğu bir ülkede devletin varlığı da sorgulanır olmaya başlıyor. Maalesef bu anlamda bir devlet krizi ile karşı karşıyayız. Sığınmacı ve kaçaklar ayrı bir kriz konusu ve nihayet dış politikada yaşanan sorunlar, terör örgütü ile pazarlıklar ve varlığımızı tehdit eden Milli Birlik krizi…

Bütün bunların üzerine ve etkileşimli olarak yıllardır yaşadığımız ekonomik kriz (ki krizler en çok 6 ayda çözülür. 8 yıl süren ekonomik kriz değil, bir buhrandır, bir çöküştür) Ülke olarak yaşadıklarımızı bunlardan ayrı düşünmek mümkün değildir; bunların yanında emeklilerin sorunu aslında kararlı bir yönetim tarafından çözülebilecek en kolay sorundur. Bu aşamada doğrudan emeklilik ilgili sorunlar ve çözümlerini özetlemek istiyorum:

EMEKLİLİK REFORMU Yapılmalıdır

Türkiye’de hukuk, adalet, eşitlik, yargı bağımsızlığı gibi kavramlar maalesef son yıllarda çok prestij kaybetmiştir. Bütün kurumlar bu kayıptan etkilenmiştir, etkilenmektedir. Emeklilik sistemi bunun dışında düşünülemez. Aynı miktarda prim ödeyen, aynı çalışma süresine sahip çalışanlar emekli olurken hem süre, hem maaş olarak farklılaşabilmektedir.

Toplumun gelecek güvencesine ve refahına hizmet edecek bir sistem için öncelikle hukukun üstünlüğünden taviz vermemek gerekir. Türkiye’de emeklilik sistemi maalesef 2002 öncesi koşullarda çok daha kötüye gitmiştir. Daha iyisini yapmadan eskiyi yıkmanın bir yararı olmadığı bir kez daha görülmüştür. SSK, BAĞ-KUR ve EMEKLİ SANDIĞI bileşimi adaletsizlikleri daha da arttırmıştır. Emeklilerin yükünü sandıklar arasında bölüştürmeye, hatta bütün emeklileri en düşük emekli aylığında eşitlemeye yönelik bir sürece girilmiştir. Bundan en çok Emekli Sandığı emeklileri zarar görmektedir. Esasen SGK sistemlerinin ruhuna aykırı olan, külfet-nimet dengesini yok eden bu uygulama en düzenli prim ödeyen kurum mensuplarının mağdur edilmesi anlamına gelmektedir.........

© Habererk