menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Terör Örgütü Mensuplarının Barış Maskesi Altındaki Söylemi

96 0
26.03.2026

Ortadoğu'nun karmaşık denkleminde, terör örgütü PKK/KCK ve onunla iltisaklı yapıların söylemleri, "barış ve demokrasi" gibi kavramların ardına sığınarak meşruiyet kazanma çabası güdüyor. ANF haber ajansında yayımlanan bir dizi makale, bu söylemin nasıl kurgulandığını ve terörist başı Abdullah Öcalan'ın figürünün bu kurgunun merkezinde nasıl konumlandırıldığını gözler önüne seriyor. Bu yazıda, söz konusu haber metinlerini bir araya getirerek, terör örgütünün iddia ve taleplerini analiz edip, söylem ile sahadaki acı gerçeklik arasındaki tutarsızlıkları deşifre edeceğiz.

Sözde Barışın Temeli: Elebaşının Kişisel Özgürlüğü

ANF'nin çeşitli tarihlerde yayımladığı haberlerde, terör örgütü mensuplarının ve destekçilerinin açıklamaları, barışın koşulsuz bir arayıştan ziyade, elebaşı Abdullah Öcalan'ın kişisel özgürlüğüne endekslendiğini gösteriyor. Teröristler ve Türkiye'deki bazı sözde siyasiler tarafından bu alçak teröristi meşrulaştırmak için kullanılan "Önder Apo" ifadesi, tarafımızca hiçbir zaman kabul görmemektedir. Bu alçakça ifade yerine terörist başı Abdullah Öcalan terimi kullanılacaktır.

Örneğin, 13 Eylül 2025 tarihli bir haberde, BTÖ mensubu Murat Karayılan'ın "Önder Apo özgür olmadan, Kürt dili ve kültürü özgür olmadan gerçek barış mümkün olmaz" sözleri yer alıyor (ANF, 13:35). Aynı gün, yine ANF'de yayımlanan ve terörist başı Abdullah Öcalan'a ait olduğu iddia edilen bir mesajda ise, "Sizlerin yarattığı kültürel ve siyasal birikimle, bizlerin yürüttüğü mücadele birleştiğinde özgürlük ve demokrasi yolunda yeni bir dönem açılacaktır" ifadeleri kullanılıyor (ANF, 13:14). Bu sözler, elebaşının şahsını, terör örgütünün tüm söyleminin merkezine yerleştirerek, sorunu şahıslar üzerinden bir pazarlık konusu haline getirme çabasıdır.

Bu söylemin bir parçası olarak, Avukat Mehdi Özdemir'in 14 Eylül 2025 tarihli ANF haberinde yer alan "umut hakkı"na ilişkin argümanları, hukuku terör elebaşının serbest bırakılması için bir araç olarak kullanma çabasıdır. Özdemir, AİHM kararlarını bahane ederek, "Umut hakkı, özellikle Sayın Abdullah Öcalan açısından, hem hukuki hem siyasal hem de toplumsal barış açısından bir gereklilik olarak karşımıza çıkıyor" diyerek, hukuku siyasi bir emele alet etme girişiminde bulunuyor (ANF, 00:01). Bu yaklaşım,........

© Habererk