İyi ki de AKP Var
Yazımızda yer alan olayların, iddiaların ve tarihsel süreçlerin tamamı açık kaynak erişimlerinde ve basın arşivlerinde yer alan, herhangi bir hakaret veya iftira unsuru barındırmayan yaşanmış olaylardan ibarettir.
Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinde yeni bir sayfa açan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), Refah Partisi ve Fazilet Partisi kapatılma süreçlerinin ardından "Yenilikçiler" diye adlandırılan parti içi grup tarafından, ulusal ve küresel ölçekte önemli görüşmeler ve temaslar gerçekleştirilerek 14 Ağustos 2001 tarihinde kurulmuştur.
Bu süreçte kamuoyu araştırmaları, yoğun toplantılar, büyük sermaye çevreleriyle yapılan yemekler, ABD ziyareti ve dönemin George W. Bush yönetimindeki Savunma Politikaları Kurulu Başkanı Richard Perle ile saatler süren stratejik görüşmeler yürütülmüştür.
Sermayenin ve emperyalizmin başat aktörlerinin desteğini arkasına alan, "Milli Görüş gömleğini çıkardığını" ilan eden ve "Avrupa Birliği'ne uyum", "Demokrasi" ve "Hukukun üstünlüğü" söylemleriyle sistemle uyumlu bir siyasi çizgi benimseyen AKP, miting meydanlarında “3 Y’yi bitireceğiz” yani yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele edeceğini vadederek iktidara gelmiştir.
İktisadi alanda yolsuzlukları önlemek amacıyla Temmuz 2000 yılında çıkarılan Organize Suçlarla Mücadele Kanunu'nun ardından, dönemin İçişleri Bakanı Saadettin Tantan'ın öncülüğünde Örümcek Ağı, Paraşüt, Balina, Hayal, Kartal, Kasırga gibi adlarla onlarca operasyon yapılmış, milyarlarca liralık yolsuzluk ortaya çıkarılmış ve suçlular yargılanmıştı.
Ancak kamunun "Nereden Buldun?" diye sorgu sual eylemesi, gariptir ki AKP iktidarının ilk icraatlarından biri olarak yasal düzenlemeyle ortadan kaldırılmıştır.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 82/2'nci maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 30/7'nci maddelerine göre, kişiler belli harcamalarının veya sahip oldukları varlık ve birikimlerin kaynağını belgelemek zorundaydı; bunu kanıtlayamayanların varlıkları vergisi ödenmemiş kazanç kabul edilerek vergilendiriliyordu.
Bu yasa, AKP iktidarı döneminde TBMM'de değiştirilerek 9 Ocak 2003 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 4783 Sayılı Kanun'un 9'uncu maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Çağdaş normlarla yönetilen ülkelerde devletlerin vatandaşlarına "Nereden Buldun?" diye sorma hakkı bulunurken, bu uygulama AKP iktidarları döneminde hiç hayata geçirilmemiştir.
Yine AKP'nin iktidara gelmesinin hemen ardından, 2003 yılında Süleymaniye'de Türk askerinin başına çuval geçirilmesi olayı yaşanmış ve bu menfur olay hafızalara kazınmıştır.
Aynı dönemde dış güçler, FETÖ ve merdiven altı yapıların da desteği ile Türkiye'yi darbe anayasalarıyla ve askerî vesayetle yönetmek isteyenlere karşı olduğu iddia edilen, ancak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tasfiye edilmesine yol açan Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları gerçekleştirilmiş, bu süreçte TSK'nın yapısı derinden sarsılmıştır.
Türkiye içindeki bu gelişmeler yaşanırken, iktidar dönemindeki en büyük yolsuzluk olaylarından biri ilk kez başka bir ülkede, Almanya'da gün yüzüne çıkmıştır. Almanya'da faaliyet gösteren "Deniz Feneri e.V" derneğinin topladığı 41 milyon Avroluk bağış parasının bir kısmının amaç dışı kullanılmasıyla ilgili Almanya'nın Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde dava açılmış; 17 Eylül 2008 tarihinde Hâkim Johann Müller'in verdiği kararla tutuklu yargılanan dernek yöneticileri hapis cezasına çarptırılmış, derneğin mal varlığı ise kamuya devredilmiştir.
17 Aralık 2013........
