CHP’nin “sahteciliği” kriminal bir hal aldı!
AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve İsrail’in saldırdığı İran’ın durumuna bakan Türk halkının, oy versin veya vermesin, “İyi ki ülkeyi AK Parti yönetiyor" dediğini…
Türkiye'nin kaptan köşkünde kendilerinin olmasından dolayı, milletin “Allah'a hamdettiğini” söyledi.
Bu sözler birilerinin hoşuna gitmese de ben de gerçeğin öyle olduğunu düşünüyorum.
Zira etrafı ateş çemberine dönen Türkiye’yi yöneten mevcut iktidar, gerçek sorunlara odaklanıp çözüm üretmeye çalışırken…
Ana muhalefet partisi ve tabanı, yıllardır “sahte” ve “suni” gündemlerle kamuoyunu oyalıyor.
Üstelik “sahte” gündem oluşturmaya çalışırken bile her türlü “sahteciliği” pervasızca sergiliyor.
“Gezi kalkışması” sürecinde başına geçirdiği başörtüsüyle Başkan Erdoğan’a “eşim müftü, din senin tekelinde değil” diyerek seslenen Gül Taşlı Cenal adlı kadının eşinin CHP Burhaniye İlçe Başkanı Faruk Cenal olduğu belirlenmişti. Sözde “müftü karısı” Gül Taşlı Cenal’in ise Balıkesir Burhaniye’de bar işlettiği saptanmıştı.
İnternette “AK Parti’ye oy vermişti, şimdi CHP’ye verecek” diye sunulan bir kadının CHP’li Esenyurt Belediyesi Meclis Üyesi Emine Polat olduğu deşifre olmuştu.
Kartal’da gerçekleştirilen bir sokak röportajında, “Bir önceki seçimde Binali Yıldırım’a oy vermiştim bu seçimde Ekrem İmamoğlu’na vereceğim” diyen kişinin ise CHP Kartal Meclis Üyesi Umut Daştan olduğu ortaya çıkmıştı.
CHP tabanında, “halkı aldatmaya” yönelik bu tür sahteciliklere imza atılırken, maalesef parti yönetim kademesinde durum “kriminal” bir hal almış durumda…
Kerli ferli yöneticiler adeta profesyonel suçlular gibi ciddi sahteciliklere imza atıyor.
Neredeyse CHP yönetiminin her kademesinde “belgede sahtecilik suçu” denilebilecek ciddi suçlar işleniyor.
27 Mayıs 1960 darbesinin sağladığı sözde özgürlük(!)........
