Savaşanlar, haberler ve algoritmik diktatörlük
Yanı başımızda tüm şiddeti ve korkunçluğuyla savaşlar devam ediyor. Bizler ise olup biteni takip için çaba gösteriyoruz; ABD ve İsrail menşeli haberleri hızlı bir şekilde görüyor, onların zafer anlatılarını dinliyor, okuyor ama savaşın diğer tarafı olan İran’ın yapıp ettiklerine dair dişe dokunur bir bilgiye sahip olamıyoruz.
ABD anlatıyor, Trump konuşuyor, İsrail anlatıyor; kimse ABD’yi, İsrail’i anlatamıyor… En son ABD Federal Yayın Kuruluşu FCC Başkanı tüm medyayı uyardı, ABD’yi zaaf içinde gösterecek bir yayın yaparsanız lisanslarınızı iptal ederiz, diye… İsrail’in sansürüne zaten diyecek yok.
Tüm bu geleneksel baskılama yöntemlerine ek olarak bir de algoritmik diktatörlük ile karşı karşıyayız…
Hatırlanırsa, dijital çağın başlangıcında internet, özgürleştirici bir iletişim alanı olarak tasavvur edilmişti. Coğrafi sınırların aşılabildiği, bilginin merkezi otoritelerden bağımsız biçimde dolaşıma girebildiği ve bireylerin kamusal tartışmaya doğrudan katılabildiği yeni bir kamusal alanın doğduğu düşünülüyordu.
Bu iyimser tahayyül, özellikle 1990’lı yılların sonu ve 2000’li yılların başında güçlü bir entelektüel kabul görmüştü. İnternetin yatay yapısı, geleneksel medyanın hiyerarşik iletişim düzenini aşabilecek bir potansiyel olarak değerlendiriliyor; dijital ağların çoğulcu bir kamusal tartışma kültürünü, çoğulcu, çok sesli bir şekilde bilgi, enformasyon, haber akışını güçlendireceği umuluyordu.
Ne var ki aradan geçen yıllar, bu iyimser beklentilerin önemli ölçüde yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılan bir tablo ortaya çıkardı.
Savaşların yıkıcılığında, sıcaklığında, bilgi açlığının doruğunda günümüz dijital ortamının işleyişine daha yakından bakıldığında, başlangıçta tahayyül edilen özgür dolaşım alanının giderek algoritmik olarak düzenlenen bir dikkat ekonomisine dönüştüğü görülmektedir.
Malum, dijital platformlar, milyarlarca insanın gündelik bilgi akışını belirleyen karmaşık algoritmik sistemler üzerine kuruludur. Kullanıcıların karşısına çıkan içerikler artık büyük ölçüde kronolojik sıraya ya da rastlantısal dolaşıma göre değil, veri analizine dayanan hesaplama süreçleri aracılığıyla belirlenmektedir. Kullanıcı davranışları sürekli olarak izlenmekte, tıklama alışkanlıkları, beğeniler, izleme süreleri ve paylaşımlar büyük veri setleri hâlinde işlenmektedir. Bu veriler, algoritmaların........
