menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sessiz yıkım: Medya ve ekranın gölgesinde yok olan yuva (Aile Yazıları VII)

75 0
yesterday

Daha önceki yazı dizilerimizde aile ile ilgili farklı konulara baktık; bugün ise sosyal ve dijital medyanın gençlerin evlilik ve aile algısını nasıl dönüştürdüğünü ve aile kurumunu nasıl zayıflattığını ele alacağız.

Sosyal ve dijital medya, gençlerin zihin dünyasında gerçeklik algısını yeniden inşa ederek, evliliği ve aile kurmayı cazip bir hedef olmaktan çıkarıp, kaçınılması gereken bir risk veya özgürlük kaybı olarak sunmaktadır.

1. Dizi ve Filmlerdeki Yıkıcı Temalar

Sosyal ve dijital medya, aile yapısını sarsan etkileriyle artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya gelmiştir. Bugün televizyon dizilerinde, filmlerde sıkça aynı eksende dolaşan senaryolar görüyoruz: cinsellik, şiddet, aldatma... Bu temaların bu kadar ısrarla öne çıkması, insanın aklına "bu sadece bir tercih mi, yoksa toplumsal değerleri dönüştüren daha geniş bir rüzgâr mı var?" sorusunu getiriyor. Ve bu rüzgârın en çok aşındırdığı yer, ne yazık ki, ailedir. İşin garip yanı ise bir dönem dışarıdan gelen yapımların aileyi zayıflattığını tartışırken, bugün benzer temaları taşıyan yerli yapımları dünya pazarına sunuyoruz. Benzer olumsuz etkileri küresel ölçekte biz yaygınlaştırıyoruz.

2. Gündüz Kuşağı Programlarının Aileye Zararı

Gündüz kuşağı programları, aileyi yozlaştıran, yapısını bozan ve aile üyelerinin birbirine şüpheyle bakmasına yol açan zararlı içerikleri sürekli topluma sunmaktadır. Her toplumda bireysel düzeyde haksızlık ve ahlaksızlık gibi yanlışlar olabilir; ancak bu yanlışlıkların tüm toplumun genel bir sorunuymuş gibi, aileyi ifsad edecek şekilde yansıtılması aile kurumuna ciddi zarar vermektedir. Bu tür programlar niçin sürekli ahlakdışı ilişkileri gündemde tutmaktadır? "Şunun gerçek babası bulundu..." , "Boşanmak artık utanılacak bir şey değil, aksine cesaret ister." diyerek ahlaksızlığı ve yuvanın dağıtılmasını normalleştirmesi nasıl kabul edilebilir? Bu tür programların aileyi sürekli çatışmanın, güvensizliğin, aldatmanın ve çeşitli entrikaların sahnesi gibi göstermesi; özellikle gençlerde ve ailenin diğer üyelerinde aile fikrine daha mesafeli yaklaşabilmelerine neden olmaktadır.

3. Dijital Haz Kültürü ve Evlilik Algısının Dönüşümü

Sosyal ve dijital medya, “vitrin hayatlar” ve sınırsız seçenek yanılsaması ile gençlerde yetersizlik........

© Haber7