Eğitimin unutulan amacı: Karakter ve değerler eğitimi (Eğitim Üzerine Düşünceler IV)
Küreselleşme ve katı sekülerleşme çabaları gerek dünyada gerekse ülkemizde toplumu getirdiği yer ortadadır. Kimlik bunalımı, tüketim çılgınlığı, anlamsızlık ve amaçsızlık, yalnızlık, kuralsızlık, haksızlık, gücün hakimiyeti, ailelerin parçalanması, hırsızlık, suç oranlarının, cinayetlerin ve şiddetin artması vb. yaşanan bireysel ve toplumsal sorunlar yeni çözüm arayışlarını da beraberinde getirmiştir.
Özellikle 1990 yıllardan itibaren tüm dünyada tabiri caiz ise “bu gidiş nereye”, “bize ne oluyor” diye sorgulanmaya başlandı. Bu sorgulama neticesinde değerler eğitimi konusunda eksikliğin olduğu ortak kanaate varıldı. Ahlak eğitimi, karakter eğitimi, etik eğitimi, vatandaşlık eğitimi, moral eğitimi gibi farklı isimlerle benzer sorunları aşmaya yönelik ortak bir ahlaki zemin arayışı ve eğitim verilmesi gündeme geldi ve birçok ülke de uygulanmaya başlandı. Ülkemizde de son dönemde gündeme gelen maarif modeli ile verilmek istenenin de bu olduğu bilinmektedir.
Aslında değerler dediğimiz şey toplumu bir arada tutan çimentodur, bağdır, yapıştırıcıdır. Değerler düşüncemizi, tutumuzu ve davranışlarımızı şekillendiren, rehberlik eden ölçütlerdir. Başka bir ifade ile iyi ve doğru olanı belirlememize yardımcı olan ahlaki kriterlerdir. Toplumsal kimliğimizi şekillendiren ortak inanç sistemleridir. Her ne kadar değerler insanlar için öncelik sırası değişse de adalet, dürüstlük, yardımseverlik, paylaşmak, vefa, temizlik, güzel ahlak, başarı, sağlık,........
