menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir milletin büyük şairlere sahip olmasının anlamı

3 0
yesterday

Dijital kültür, şiire ilgiyi söndürüyor. Neyi kaybettiğimizi anlamak için neye sahip olduğumuzu bilmek gerekir..

Uzun bir süredir ‘millet - şiir ilişkisi’ üzerine düşünüyorum.. Bu düşüncelerimi, kısa ve öz olarak bu yazıda ifade edeceğim..

Bir milletin büyük şairlere sahip olmasının ve yaygın bir şekilde  şiir okunmasının bir anlamı; kültürel, sosyal ve siyasal anlamları vardır.   

Yedi Askı Şairleri vardı Kur’an-ı Kerim’in nüzul döneminde. Kur’an-ı Kerim, büyük şairler yetiştirmiş, şiire ilginin canlı olduğu Arap toplumuna indi..

Yedi Askı Şairleri, İslamiyet öncesi (Cahiliye Dönemi) Arap edebiyatının günümüze ulaşan en ünlü yedi uzun şiirinin (Muallakât-ı Seb'a) şairirolan yedi büyük şairdir. Bu şiirlerin döneminde Kabe duvarına asıldığına inanıldığı için "Askı Şiirleri" olarak adlandırılmışlardır.

İmruül-Kays: "Kral Şair" olarak bilinir ve muallakaların en ünlüsü kabul edilen şiirin yazarıdır. Arap şiirindeki "ağlayan sevgilinin ardından şiir yazma" geleneğini başlatan ilk kişidir.

Tarafe bin el-Abd: Genç yaşta ölmesine rağmen şiirlerinde kullandığı güçlü felsefi ve hayata dair betimlemelerle tanınır.

Antara bin Şeddad: Hem usta bir şair hem de efsanevi bir savaşçıdır. Şiirlerinde cesaretini ve aşkını işler.

Zuheyr bin Ebi Sulma: Ahlak, barış ve hikmet temalı şiirleriyle bilinir.

Lebid bin Rabîa: İslamiyet'e ulaşma şerefine erişmiş sahabelerdendir. Toplumsal değerleri ve cömertliği ön planda tutmuştur.

Amr bin Kulsûm: Kabileler arası savaşları ve kendi kavminin kahramanlıklarını anlattığı coşkulu kasidesiyle meşhurdur.

el-Hâris bin Hillize: Kabileler arası anlaşmazlıkları çözmek için hitabet gücünü ve şiirini ustaca kullanmış bir şairdir.

Şiirler, dönemin sözlü geleneği içerisinde dilden dile aktarılmış ve 8.........

© Haber7