Beyin ve duygu üzerinden başarının yeni tanımı: Çabasız Yaşayabilmek!
Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK)’nin düzenlemiş olduğu 24. Geleneksel Eğitim Sempozyumu 28-31 Ocak tarihleri arasında Antalya’da “Eğitim 5.0) teması ile yapıldı. Sempozyumun kapanış oturumunda değerli Hocam Prof. Dr. Sinan Canan ve Prof. Dr. Nalan Kuru’nun beyne ve duyguya yer veren keyifli söyleşileri sonrası başarı kavramını yeniden düşünmeye başladık.
“Yeni Dünyada Başarıyı Yeniden Tanımlamak: Eğitim 5.0’da Beyni ve Duyguyu Birlikte Büyütmek” başlığı altında yapılan söyleşide; öğrenmenin yalnızca bilişsel değil, duygusal ve insani boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı. Eğitim 5.0 vizyonu doğrultusunda gerçekleşen oturum, eğitimde denge, anlam ve sürdürülebilir başarı üzerine katılımcılara güçlü bir perspektif sundu.
Söyleşi sonrasında değerli Hocam Prof.Dr.Sinan Canan ile bir araya geldik ve söyleşinin özellikle ilk bölümünü köşemizde sizlerle buluşturmaya karar verdik, bu vesileyle kendisine teşekkür ediyorum.
Bu vesileyle TÖZOK Başkanı değerli dostum Sayın Zafer Öztürk’e ve tüm yönetim kurulu ekibine, bizlere içi dolu dolu bir eğitim sempozyumu yaşattıkları, ülkemiz eğitim camiasına yaptıkları katkıları, ayrıca ilgileri ve misafirperverlikleri için bir kere daha teşekkür ediyorum.
***
- Değerli Hocam, “beyin” konusu üzerine ne zaman konuşmalar, buluşmalar yapmaya başladınız?
2014 yılında ilk defa beyin anlattığımızda hiç unutmuyorum büyük bir nümayiş olmuştu. Beyin ne güzelmiş diye.
O gün bugündür beyini anlatmakta konusunda vitesi yükseltmenin sebebi aslında beyin ve davranış bilimleri duygunun merkezi rolü konusunda 1990’lı yıllardan bu yana çok şey öğrenmemizi sağladı. Aslında biz o öğrendiklerimizi konuşuyoruz.
- Ülkemizde bu alanda neler konuşuluyor ve öğretiliyor?
Ülkemizde sıklıkla nasıl öğretirim çok konuşulur, ne öğretiyoruz sorusu pek sorulmaz. Biz bu insanlara ne öğretiyoruz hangi felsefeyle bir şey öğretiyoruz.
Öğrenilmesi gereken müfredat diye bir şey var. Fakat o müfredatı çeksek eğitimde ne olacak kimse bilmiyor. O kadar hocamız, insanımız var. Müfredatsız yapabilir miyiz, çok çarpıcı bir şey inanın insanlar ne yapacağını bilmez.
İnsan insandan öğrenmek üzerine tasarlanmış bir varlık.
Biraz önce bahsettiğim başarı kelimesine tekrar dönersek biz insanları başarılı olmak için eğitiyoruz. Öyle olması lazım. Başarı nedir diye soru sorsak bizim ana felsefe ortaya........
