Fon Dolandırıcılığı, Başörtü ve Hukuku Uygulamak
Halkın en hassas olduğu meselelerden biri hiç şüphesiz, kendi eliyle iktidar koltuğuna oturttuğu, makam ve mevki sahibi yaptığı kimselerin, halkın rızkına, yetimin ekmeğine el uzatmasıdır.
Biz gazeteciler de her şeyden önce halk adına bu konuya azami derecede dikkat etmeliyiz.
Türkiye’nin borsası, çeşitli yatırım fonlarının karıştığı şüpheli hisse fiyatı manipülasyonları sebebiyle 16 Eylül'de sert bir düşüş yaşamıştı.
Dün Türkiye’de bu konuyla ilgili son yılların en hareketli günlerinden biri yaşandı.
İktidar, Cumhur İttifakı Ortağı, muhalefet ve Türkiye içinden, dışından Yayın Basın kuruluşları konuya geniş yer verdiler.
Yurt dışından bir basın kuruluşu olayı şu cümlelerle duyurdu okuyucusuna: “Ana muhalefetteki Yeni Parti’nin sözcüsü Zeynel Emre; 2016-2018 yılları arasında Türkiye’nin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak görev yapan Fatma Betül Saran Kaya’nın, borsa çöküşünden kısa bir süre önce hisselerini sattığında yaklaşık 1,3 milyar Türk Lirası elde ettiğini öne sürdü.
Zeynel Emre, Betül Kaya’nın söz konusu hisselerin çoğunu —özellikle gemi yapım şirketi Özata Denizcilik’e ait olanları— Nisan ayında 63,4 milyon liraya (1,3 milyon dolar) satın aldığını belirtti. 2016-2018 yılları arasında Türkiye'nin Aile ve Sosyal İşler Bakanı olarak görev yapan Kaya, iddialara doğrudan yanıt vermedi.”
İddiaların "açığa kavuşturulması" amacıyla görevinden ayrıldığını belirten Kaya, aynı zamanda AKP Genel Başkanı olan Erdoğan'dan da helallik istedi.
Dün AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Başkan Erdoğan’ın, Fatma Betül Saran Kaya’nın istifasını kabul ettiğini açıkladı.
Çelik, "Usulsüzlüklere, yolsuzluğa, suistimale veya zarar verici herhangi bir eyleme karışan herkesin hesap vereceğini beyan ediyoruz," dedi.
KİMİLERİ KİBİR TUZAĞINA DÜŞTÜ KİMİLERİ NEFSİNİN ESİRİ OLDU
Diğer taraftan Cumhurbaşkanı Erdoğan dün konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bakın, 25 yılda bunun her türlü örneğini gördük.
Kimilerinin başı döndü.
Kimileri kibir tuzağına düştü.
Kimileri kendi şahsi davasını milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı.
Kimileri nefsinin esiri oldu.
Kimilerini şeytan aldattı.
Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı.
Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk. Yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti'yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla,........
