menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eğitimci Hoca Sabri Akdeniz İle Bir Konuşma

30 0
27.09.2026

Eğitim ve öğretim yılımız başladı.

Bugün sizlerle hayatının neredeyse tamamını, 58 yılını eğitim ve öğretime vermiş önemli bir kişi ile “Misyonerlik Üzerine” yaptığımız konuşmayı paylaşacağım.

Merhum Sabri Akdeniz Kıbrıs’lı, 1919 yılı Lefke doğumlu, ilk ve ortaokulu Lefke’de, “liseyi” 1939’da Adana Öğretmen okulunda, üniversiteyi Ankara Gazi Eğitim de daha sonra da Dil Tarih Coğrafya’da İngilizce okuyarak tamamlamış. 40 yıl ilk, orta, lise ve yüksek okullarda, 18 yıl da İstanbul’da Marmara İlahiyat Fakültesinde öğretmenlik yapmış.

Bu konuşma, İslam Mecmuası’nda; 1986 yılının Ocak ayında Yayımlandı.

Mecmuanın 29. Sayısıydı ve Yazı İşleri Müdürlüğü görevini Zahit

Akman, Yayın Müdürlüğünü de Hasan Hüseyin Ceylan yapıyordu.

Diğer bütün konuşmalarda olduğu gibi beni, bu konuşmayı

yapmak üzere İlim ve Sanat dergisinin Yayın Yönetmeni Yusuf Yazar

görevlendirmişti, ben de o sırada İlim ve Sanat dergisinin Yayın müdürlüğünü yapıyordum.

İslam Mecmuası’nın 29. Sayısında kapak konumuz,

“Emperyalistlerin Öncüleri: Misyonerler” şeklindeydi.

Sabri Bey hem zayıf hem de zarif bir insandı. Kendisiyle daha sonraları da selam ve merhabamız devam etti.

Konuşmamızdan sonra öğrenmiştim; Sabri Akdeniz, bu kitapta

Süheyl Ünver üzerine bir konuşmamız yer alan akademisyen Nil Sarı’nın da babasıymış.

Bu konuşmanın üzüldüğüm bir tarafı, diğer bazılarının da başına geldiği gibi, dergide yer kalmamasından dolayı kısaltmak zorunda kalışımızdır. Bu sebeple tamamını yayımlayamadık ve ben de Mecmuadaki haliyle alıyorum.

F.Karaçam: Sabri Bey siz hayatınızı eğitime adadınız.

Bu sürede eğitimin her alanı ile yakın ilgilisiniz.

Pekala, misyonerlik nedir, nasıl çalışır bize biraz bilgi verir misiniz?

S.Akdeniz: Önce başka yönden tarif yapalım.

Biliyorsunuz Batı’da bin beş yüzlerde ilk sömürgecilik hareketi başlar ve misyonerliğin yoğunluk kazanması da bu dönemde yani Avrupa’nın

Avrupa dışına açıldığı bir zamanda başlamıştır. Sömürgecilik yapılan ülkeler iki türlüdür, biri Amerika gibi Avustralya gibi seyrek nüfuslu ilkel toplumların yaşadığı topraklar.

Öteki de........

© Haber7