Trump'ın Küba kuşatması
Ateşkesle ambargo, savaşla barış arasında yılan hikayesine dönen İran savaşında aradığı “hızlı zaferi” bir türlü elde edemeyen Amerika, yaşadığı derin stratejik hüsranın faturasını Küba’dan çıkarmaya hazırlanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi son dönemde; Küba’ya yönelik finansal ablukadan enerji baskısına, istihbarat operasyonlarından diplomatik izolasyon ve askerî adımlara kadar çok katmanlı “maksimum baskı” stratejisi uyguluyor.
Soykırımcı İsrail’in tahrikleriyle girdiği İran’daki savaş bataklığından bir türlü çıkamayan Trump, şimdi dikkatleri başka bir yöne çekerek Amerikan kamuoyuna ve şahin seçmen bloğuna “kolay bir zafer” hediye etme peşinde.
İşte bu yüzden, Amerika’nın yanı başında, yıllardır ambargolarla nefessiz bırakılmış 11 milyon nüfuslu Küba, Washington’ın yeni güç fantezisinin laboratuvarı hâline getirildi.
Kıta genelindeki yayılmacı politikalarına hız veren Trump, Havana yönetiminin uluslararası finans sistemine erişimini daraltırken Küba’ya yönelik ekonomik ambargonun daha sert uygulanacağını ilan etti. Washington özellikle Küba ordusu tarafından yönetilen dev iş holdingi GAESA’yı hedefe koydu.
ABD’ye göre bu devlet holdingi sayesinde Küba’nın turizminden bankacılığına, lojistikten finansal hizmetlere kadar birçok stratejik sektörü doğrudan askeri yapılar tarafından kontrol ediliyor.
ABD Hazine Bakanlığı’nın devreye soktuğu “ikincil yaptırım” modeliyle Küba ordusuyla bağlantılı finans kuruluşlarının para transfer süreçlerine yönelik baskı ağırlaştırılıyor.
Küba ile ticaret yapan Avrupalı, Kanadalı ve Latin Amerikalı üçüncü taraf şirketleri ve bankaları da ABD finans sisteminden aforoz etmekle tehdit ederek adayı tam bir küresel tecrit sarmalına itiyor. Bu yaklaşım, İran’a uygulanan yaptırım mimarisinin Küba’ya uyarlanmış versiyonu olarak dikkat çekiyor.
AMERİKA’NIN KÜBA’YI BOĞMA STRATEJİSİ
Trump yönetiminin en dikkat çekici hamlelerinden biri de enerji baskısı oldu. Washington’un başta Venezuela olmak üzere petrol sevkiyatlarını hedef alan yaptırımları sonrası Küba’da 20 saati bulan uzun elektrik kesintileri, yakıt krizleri, ulaşım aksaklıkları, üretim daralmaları yaşanıyor.
Trump’ın amacı yalnızca ekonomik baskı kurmak değil; aynı zamanda rejimin yönetim kapasitesini zayıflatarak içeride toplumsal huzursuzluğu büyütmek ve yönetim değişikliği gerçekleştirmek.
Washington’un yeni güvenlik söylemine göre Havana; Çin’in elektronik dinleme faaliyetleri, Rus istihbarat ağları ve İran bağlantılı güvenlik iş birlikleri için kritik bir üs olarak değerlendiriliyor.
CIA Başkanı John Ratcliffe’in Havana’ya yönelik temasları ve sert uyarıları da bu güvenlik kaygılarının büyüdüğünü gösteriyor.
Bu arada Trump, önceki başkanların yapamadığı “bazı şeyleri” gündeme getirerek doğrudan askeri seçenek imasında bulundu.
Aynı dönemde; USS Nimitz uçak gemisinin Karayipler’e yönlendirilmesi, bölgedeki deniz tatbikatlarının artırılması ve Küba çevresindeki güvenlik operasyonlarının yoğunlaşması dikkati çekiyor.
Son olarak, 95 yaşına giren eski Küba lideri Raúl Castro hakkında 1996’daki uçak........
