Yapay Zekâ Çağında İnsan Hayatının, Ölümün ve İlâhî Hikmetin Sırrı
İnsan varoluşu, yaratılışın en derin sırlarından biri olmaya devam etmektedir. Âdem’den, Hâbil ve Kâbil’den bu yana insanlık aynı temel sorularla yüzleşmektedir:
Neden yaratıldık? Hayat neden bu kadar belirsiz ve kırılgandır? İnsan, bu dünyada kalışının geçici olduğunu bildiği hâlde neden hırsın, kibrin, gücün ve çatışmanın peşinden koşar?
Bugün Yapay Zekâ çağında bu sorular yeniden daha güçlü bir şekilde insanlığın önüne çıkmaktadır. Makineler giderek daha güçlü ve yetenekli hâle geldikçe, insanlık da “insanı gerçekten insan yapan şey nedir?” sorusuyla yeniden yüzleşmektedir.
İslam düşüncesi ve tasavvuf bu konuda son derece derin cevaplar sunar.
1. İnsan Ömrünün Gizli Sırrı — “Ecel”
İslam inancında her insanın belirlenmiş bir ömrü vardır. Buna “Ecel” denir. Onun vakti Allah katında bellidir; ancak insan için tamamen gizlidir.
Kur’ân-ı Kerîm şöyle buyurur:
“Ecelleri geldiğinde onu ne bir an erteleyebilirler ne de öne alabilirler.”
Bu belirsizliğin içinde büyük bir hikmet vardır.
Eğer insan ölüm zamanını tam olarak bilseydi, hayatın ahlâkî dengesi bozulurdu.
Ölümünün çok uzak olduğunu bilen biri zulme, aşırı dünyeviliğe, şehvetlere ve bozgunculuğa dalabilir; sonra da ölümden kısa süre önce tövbe etmeyi planlayabilirdi. Ölümünün çok yakın olduğunu bilen biri ise umutsuzluğa kapılır, hayatı, ailesini ve toplumu ihmal edebilirdi.
Allah’ın ölümü gizli tutması, insanı sürekli manevî bir uyanıklık içinde yaşamaya çağırır.
Her gün bir nimettir. Her nefes değerlidir. Her karşılaşma son karşılaşma olabilir.
Bu belirsizlik, insanı korku ile umut arasında dengede tutar: Allah’a hazırlıksız kavuşma korkusu ve O’nun rahmetine duyulan umut.
2. Dünya Hayatı Bir İmtihandır
Kur’ân, dünya hayatının geçici olduğunu ve insanın asıl yurdunun burası olmadığını tekrar tekrar hatırlatır.
“Hanginizin daha güzel amel işleyeceğini sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O’dur.”
Dikkat çekici olan şudur ki ayette önce ölüm, sonra hayat zikredilir. Çünkü ölümlülük, hayata anlam kazandırır. Eğer hayat sonsuz ve sınırsız olsaydı, insanın seçimleri gerçek ahlâkî........
