Beşten Büyük Bir Dünya İçin New York'ta Bir Ses
Her Eylül'de New York'ta, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun kürsüsünde diplomasinin ritüeli yinelenir. Onlarca lider konuşur, çoğunun sözleri salonun dışına taşmaz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kürsüye çıkışı ise her yıl farklı bir ağırlık taşır. On altıncı kez Genel Kurul'a hitap etmesi başlı başına dikkate değer bir süreklilik, ama asıl mesele bu sürekliliğin neyi temsil ettiğidir.
Erdoğan, uluslararası sistemin eşitsizliğini yalnızca eleştiren değil, bunu yıllardır aynı cümlelerle, aynı kararlılıkla dile getiren nadir liderlerden biri. "Dünya beşten büyüktür" sözü, Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesine tanınan ayrıcalığın 1945'in galiplerine verilmiş bir miras olduğunu, 2020'lerin dünyasını yönetmeye yetmediğini hatırlatan bir slogandır. Bu sözü Genel Kurul kürsüsünün kalıcı bir mottosuna dönüştüren o oldu.
Söylemin ötesinde bir pratik
Kürsü konuşmaları kolaydır. Eleştirenler, sözlerin arkasında bir icraat olup olmadığını sorar. Türkiye, Suriye krizinin en ağır yükünü taşıyan ülke oldu ve yıllarca milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yaptı. Uluslararası insani yardım raporlarında Türkiye, milli gelirine oranla en cömert donörler arasında........
