menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mekke’den Yükselen Yeni Bir Ses Kıble Bir, Savunma Neden Bir Olmasın?

28 0
08.08.2026

Bazen bir haber okursunuz, birkaç dakika üzerinde düşünür ve geçersiniz. Bazen de öyle gelişmeler olur ki insanın zihninde yılların hatıralarını, beklentilerini ve hayallerini bir anda harekete geçirir.

Ve bu haber karşısında büyük bir heyecan duyarsınız!

Dün Suudi Arabistan’dan gelen haber bende tam da böyle bir büyük heyecan oluşturdu.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın günübirlik Suudi Arabistan ziyareti kapsamında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında üçlü savunma iş birliği anlaşması imzalandı.

Haberin satırlarını okurken sadece üç devlet arasında imzalanmış teknik bir savunma metni görmedim. Çok daha büyük bir fotoğraf gördüm.

Türkiye var. Suudi Arabistan var. Pakistan var. Ve bütün bunların ötesinde antlaşma Mekke’de imzalandı.

Doğrusu beni en fazla heyecanlandıran taraflardan biri de burası oldu.

Çünkü Mekke sıradan bir şehir değildir. Mekke, dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların yüzünü günde beş vakit çevirdiği şehirdir. Farklı milletlerin, farklı dillerin, farklı renklerin aynı kıblede birleştiği mukaddes bir merkezdir.

Bu sebeple böylesine stratejik bir savunma iş birliğinin Mekke’de imzalanmasını yalnızca diplomatik bir buluşma olarak okuyamıyorum.

Aynı kıbleye dönenlerin, gerektiğinde ortak güvenlik kaygıları etrafında da buluşabilmesi bana göre son derece anlamlıdır.

Elbette bugün çıkıp “İslam NATO’su kuruldu” demiyorum. Ortada bugün için böyle ilan edilmiş bir yapı yok.

Benim söylediğim ve geleceğe dair öngörüm başka.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında dün atılan bu adımı, gelecekte daha geniş katılımlı bir İslam savunma mimarisine, belki de bizim bugün “İslam NATO’su” diye tarif edebileceğimiz güçlü bir ortak savunma teşkilatına giden yolun önemli adımlarından biri olarak görüyorum.

Belki bugün üç ülke var. Yarın beş olur, sonra on olur. Belki kurulacak yapının adı da “İslam NATO’su” olmaz.

Zaten mesele isim değildir.

Mesele, İslam dünyasının kendi güvenliği söz konusu olduğunda başkalarının kapısına bakmadan ortak bir irade ortaya koyabilmesidir.

Üstelik bu düşünce yeni de değildir.

Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız, yıllar boyunca İslam........

© Haber Vakti