menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kör Nokta! Kendi Evindeki Kandili Görmeyen Bakış

19 0
07.05.2026

İnsan bazen öyle bir gaflet uykusuna dalar, öyle bir bakar körlük yaşar ki kendi öz yurdundaki, yanı başındaki koca bereketi görmez de elin memleketinde parlayan küçücük bir ışığa hayran hayran bakar. Kendi evindeki kandili yok sayar, başkasının elindeki mumu gökyüzündeki güneş zanneder. Atalarımız "Bülbülü altın kafese koymuşlar, ah vatanım demiş" diye ne güzel söyler ama bizimkiler ne hikmetse el âlemin kafesini altın saray sanıp kendi öz yuvasına taş atıyor. İşte bugün memleketimizde bazı kalemlerin, bazı zihniyetlerin içine düştüğü o acı durum tam da budur. Geçtiğimiz günlerde Sözcü Gazetesi’nde bir haber çarptı gözüme. 26 Nisan tarihinde, ta Hindistan’da, bataklık üzerine inşa edilen Navi Mumbai Havalimanı’nın ödül aldığını övgü dolu, süslü kelimelerle haberleştirmişler. Manşetlerine bir bilseniz ne kelimeler dizmişler. “Büyük vizyon”, “Muazzam başarı”, “Asrın projesi”... Adeta bir mühendislik destanı anlatılır gibi ballandıra ballandıra kaleme almışlar. Okuyan da zanneder ki dünyada ilk defa böyle bir iş yapılıyor, bu harikayı da sadece elin oğlu başarabiliyor.

Dün "Uçmaz" Diyenler, Bugün Niye Sessiz?

Kardeşim! Sormazlar mı insana, bu nasıl bir perhiz, bu nasıl bir lahana turşusu? Aynı mühendislik, aynı vizyon, aynı cesaret bu aziz topraklarda ortaya konduğunda siz neredeydiniz? Neden o gün o kalemlerinizden böyle ballı börekli cümleler dökülmedi? Hatırlayalım hele, hafızamızı bir tazeleyelim...Bugün gururla dünyanın dört bir yanından yolcu ağırlayan, Türk bayrağını göklerde dalgalandıran o devasa İstanbul Havalimanı yapılırken neler söylenmedi ki? Bu projeyi karalamak, durdurmak, itibarsızlaştırmak için ne yalanlar, ne tezviratlar üretildi.

"Oraya havalimanı mı yapılır? Orası bataklık, zemin çürük!" dediler. "Kuzey rüzgârları çok sert eser, uçak falan inmez oraya!" diye felaket tellallığı yaptılar. "O dolgu alanı yarın bir gün çökecek, devletin parası çöpe gidecek!" diye ortalığı velveleye verdiler. "Havada kuş uçmaz, uçak mı uçacak? Kuşların göç yolu üzerindedir, uçaklar düşer!" diyerek milletin içine korku salmaya çalıştılar.

Daha proje yeni başlamışken hüküm verenler, daha ilk uçak piste teker koymadan yargı dağıtanlar, adeta kendi ülkesinin başarısızlığından beslenmek ister gibi pusuda beklediler. Bu neyin kinidir, bu neyin nefretidir? Bu toprağın evlatları büyük bir iş başarınca neden sevinemiyorsunuz? Kendi milletinizin zaferinden niye bu kadar korkuyorsunuz? Ama ne oldu? Onların o kara kehanetleri, o felaket senaryoları ne oldu biliyor musunuz? Hepsi tarihin çöp sepetine gitti. Bugün o beğenmedikleri pistlere her gün binlerce uçak inip kalkıyor. Bugün o muazzam terminalden milyonlarca insan, dünyanın dört bir yanına umut taşıyor, kardeşlik taşıyor. Bugün o meydan, küresel havacılığın en önemli, en güvenli ve en büyük merkezi hâline gelmiş........

© Haber Vakti