Her Çağın Bir İmtihanı Var Hakikat İse Hiç Değişmiyor
"Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir." (Münâfikûn Suresi, 9. Ayet)
Zaman zaman hepimizin dilinden düşmeyen bir cümle vardır.
"Eskiden insanlar daha iyiydi. O zamanlar din daha güzel yaşanıyordu. Şimdi ise her şey bozuldu."
İlk bakışta doğru gibi görünen bu söz, aslında hakikatin tamamını yansıtmıyor. Çünkü tarih boyunca hiçbir dönem, bütünüyle güllük gülistanlık olmadı. Hiçbir çağ da baştan sona karanlığa teslim olmadı.
Rabbimizin değişmeyen sünneti şudur. Her çağın kendine has bir imtihanı vardır. Sorular değişir, fakat imtihan hiç değişmez.
İlk insan ve ilk peygamber Hz. Adem'den (a.s.) bugüne kadar değişmeyen tek gerçek budur.
İnsan, imtihan için yaratılmıştır.
Bu imtihan ne belli bir zamana ne de belli bir coğrafyaya mahsustur. Ne bir millet diğerinden daha avantajlıdır ne de başka bir millet daha ağır bir kader taşımaktadır. İlâhî adalet gereği her nesil, yaşadığı zamanın şartları içinde sınanır ve o şartlar içinde verdiği cevaplardan hesaba çekilir.
İşte bunun en açık örneğini Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hayatında görüyoruz.
Allah Resûlü'nü dünya gözüyle gören herkes iman etmedi. O mübarek yüzü gören, sesini işiten, aynı sokaklarda yürüyen insanlar arasında Ebû Cehiller de vardı, Ebû Lehebler de...
Buna karşılık, O'nu hiç görmediği hâlde canından çok seven, sünnetine sımsıkı sarılan ve uğruna her türlü fedakârlığı göze alan milyonlarca mümin geldi geçti. Ve daha niceleri de........
