menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Evcil Hayvan Dayatması Ve Değersizleştirilen Annelik Makamı!

26 0
04.05.2026

(Bir Reklamın Ardından Aile, Annelik ve Sessiz Tehlike)

​Değerli kardeşlerim, ​İçinden geçtiğimiz şu sancılı günlerde, sokaklarımızın ve evlerimizin huzuru derin bir imtihandan geçiyor. Bir yanda sokaklardaki başıboş köpek meselesinin getirdiği can yakıcı tartışmalar, diğer yanda masum yavrularımızın yitip giden hayatları karşısında dağlanan yüreklerimiz… Adeta ruhsal bir yorgunluğun tam ortasındayız. İşte tam da böyle bir zaman diliminde, televizyon ekranlarına düşen bir reklam filmi, sıradan bir ticari tanıtımın çok ötesine geçerek hepimizin canını acıtan, bizleri derin derin düşündüren bir yaraya parmak bastı. ​Alman Bosch markasının son reklamında kullanılan dil, kurgu ve o kurgunun arkasına gizlenen örtülü mesaj, insanlığın ve inancımızın en mukaddes kalesi olan annelik kavramını hafife alan, hatta ima yoluyla onu sıradanlaştıran bir noktaya taşınmıştır. Üstelik bu vahim yaklaşım, hepimizin içinde var olan merhamet duyguları arkasına sığınarak yapılıyor. Hayvan sevgisi gibi fıtri bir duygu ile annelik gibi ilahi bir makam bilinçli bir şekilde iç içe geçirilerek adeta kavramların içi boşaltılıyor.

​Şimdi eğri oturup doğru konuşalım, kelimeleri eğip bükmeden hakkı teslim edelim. Bu, sıradan bir reklam hatası veya masum bir pazarlama dili değildir ve olamaz. Bu, tam anlamıyla köklü bir zihniyetin, sinsi bir algı operasyonunun yansımasıdır. Bir yanda küresel lobilerin ve modern dünyanın bencil hassasiyetlerine göz kırpan bir üslup, diğer yanda ise medeniyetimizin kurucu unsuru olan anneyi sıradanlaştıran bir kurgu… Hayır, bu asla masum değildir, bu bir tesadüf hiç değildir.

​Annelik - Bir Duygu Değil, Bir Medeniyettir!

​Bizim inancımızda ve kadim irfanımızda insan, öyle alelade bir varlık değildir. Yüce Rabbimiz insanoğlunu “eşref-i mahlûkat” yani yaratılmışların en şereflisi olarak halk etmiştir. İşte böylesine kıymetli, yeryüzünün halifesi kılınmış bir varlığı merhametle kucaklayan, onu karnında taşıyan, canından can veren ve nihayetinde bağrında büyüten anne ise o ilahi şerefin en sadık taşıyıcısıdır.

​Anne sadece bir çocuk doğuran biyolojik bir varlık değildir. Anne bir nesli mayalayan, bir toplumu ayağa kaldıran, merhameti ve adaleti evladının ruhuna üfleyen en güçlü bağdır. Bir milletin ahlakı, seciyesi ve karakteri, en evvel annelerin dizinin dibinde şekillenir. Bu yüzden bizim dünyamızda annelik gelip geçici bir heves veya diğer canlılarla mukayese edilecek bir aidiyet değildir.

​Annelik hayatın bizzat kendisidir, geleceğin teminatıdır, bir medeniyetin sarsılmaz temelidir.

​Bugün kalkıp da bu yüce makamı basitleştiren, ima yoluyla değersizleştiren ve onu hayatın diğer unsurlarıyla eşitlemeye çalışan bir dil kullanmak asla kabul edilebilir bir iletişim tercihi olamaz. Bu durum bir bilinçsizliğin değil, aksine çok iyi planlanmış art niyet bir zihniyetin ürünüdür. Bu, toplumun taşıyıcı sütunu olan aile müessesesine yönelik kasıtlı bir aşındırma ve unutturma çabasıdır.

​Bu derin hakikati ve annenin üzerimizdeki ödenemez hakkını Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim en veciz ve en dokunaklı şekilde şöyle beyan buyurmaktadır; ​"Biz insana........

© Haber Vakti