menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Barış, para iadesi değildir!

224 0
05.08.2026

BİR ÜLKEYİ TEK KURŞUN ATMADAN KUŞATMAK MÜMKÜN MÜDÜR?

Geçtiğimiz hafta biraz soluklandık. Farkındalık adına kısa bir tefekkür önerisi sunduk. Bu hafta kaldığımız yerden analiz maratonuna dönelim isterseniz.

FED faiz oranlarını açıkladı. EUCB bu aşamada temkinli. Yatırımcılar, sessizce güvenli limanları kodluyor. “Yatırım güvenliği”, “yatırım iştahı”nın önüne geçmiş durumda. Enflasyon her yerde. Fiyat düzeyi, yapışkanlık, fiyatlama davranışı, değerleme parametreleri yerle yeksan olmuş durumda. 2026’nın ilk altı aylık karnesi, devletlerin istatistiki raporlarına tek tek düşmekte ve tablo hiç de iç açıcı değil!

Hemen her yetkin ağızdan “güvenlik ekosistemi” tanımlaması farklı anlamlar yüklenerek yoluna devam ediyor. Peki nedir bu meşhur ekosistem? Nelerden oluşur? Nerede başlar ve nerede biter? Sınırlarını ve sinir ağlarını kimler, hangi kurumlar belirler? Nasıl çalışır, neye hizmet eder?

Bu ve devamındaki tüm sorular için sizlerle bir seri maratona çıkıyoruz ve bu hafta başlama düdüğünü çalıyoruz: Ekonomik istihbarat, rekabetçi ve özelleşmiş güvenlik ekosistemi, finansal güvenlik ve yatırım istihbaratı, sermayenin antropolojik kimyası, entegre sermaye ağları ile beslenen istihbarat ekosistemi... Çok fazla durağa uğrayacak ve gerçeğe en yakın tanımların peşine düşeceğiz.

Bu hafta genel bir çerçeve çizelim ve hayli kalın bir dosya açalım. Bu kez salt diplomasi ve kavga cephesinden değil; kavganın, savaşın ve diplomasinin yenilenen çehrelerinden ve cephelerinden seslenelim. Kavgalarımız ve silahlarımız elbette cepte dursun, lakin bu kez kavganın da resminin ve isminin değiştiğini kabul edelim. İktisada ve matematiğin soğuk odalarına girelim.

Savaşın yeni cephesi fiyat etiketindedir. O etiketi okuyamayan istihbaratın yarısı kör doğar.

Bir ülkeyi tek kurşun atmadan kuşatabilir misiniz?

Cevap veremeden önce şunu düşünün: Bir liman ücreti, bir sigorta primi, bir gümrük kodu, bir ödeme sistemi şifresi ve sürekli artan fiyat düzeyleri… Bunların hangisi masum bir muhasebe kalemi, hangisi sessizce kurulmuş bir kuşatmadır?

Eskiden savaş ilan edilirdi. Şimdi ise önceden fiyatlanıyor. Eskiden, ülkelerin millî güç hesaplamaları, onların varlıkları üzerinden yapılırdı, şimdi pozisyon ve varlık kalemlerinin çapraz fiyatlamasından çıkıyor.

Bu yılın ilk aylarında Hürmüz Boğazı fiilen kapandı. Dünyanın en dar, en kalabalık su yolu tıkanınca gemiler Ümit Burnu’na yöneldi; yollar uzadı, kapasite kilitlendi, tanker kazançları rekor kırdı. Savaş riski sigorta primleri tarihî zirveler gördü. Sonra tansiyon düştü, geçişler normalleşti. Herkes, yarının belirsizliği yanında nispeten rahat bir nefes aldı.

Ama fiyat eski yerine dönmedi.

Sektörün kendi ifadesiyle risk primi ortadan kalkmadı; yalnızca daha düşük bir bantta yeniden fiyatlandı. Yani kriz nispeten bitti bitmesine de gel gör ki faturası bitmedi. Boğaz açıldı ama dünya, artık o boğazın........

© Haber Vakti