menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BAYIR-BUCAK’TAN HARPUT’A: UNUTULAN TÜRKMEN COĞRAFYASI

317 0
28.08.2026

Tarih, sadece bugünün siyasi sınırlarıyla okunmaz. Hele Ortadoğu söz konusu olduğunda, bugünkü haritalara bakarak geçmişin bütün hikâyesini anlatmaya çalışmak, tarihin önemli bir bölümünü eksik bırakmaktır.

Bayır-Bucak Türkmenleri de bu eksik anlatının en önemli örneklerinden biridir.

Suriye’nin kuzeybatısında, Türkiye sınırına yakın Bayır-Bucak bölgesi denildiğinde çoğu zaman bölgenin tarihî demografisi yalnızca Araplar ve Kürtler üzerinden anlatılıyor. Oysa bu coğrafyanın tarihinde Türkmenler de vardır. Hem de yalnızca son dönemlerde ortaya çıkmış bir topluluk olarak değil; yüzyıllar boyunca Suriye, Halep, Lazkiye, Bayır-Bucak ve Anadolu arasındaki tarihî hareketliliğin bir parçası olarak.

Bu gerçeği dile getirmek, başka toplulukların tarihini inkâr etmek değildir. Tam tersine, tarihe bütün unsurlarıyla bakmaktır.

Çünkü Bayır-Bucak coğrafyası, Türklerin, Arapların ve Kürtlerin farklı dönemlerde bir arada bulunduğu, Osmanlı döneminde idari ve ekonomik ilişkilerin Anadolu ile iç içe geçtiği bir bölgedir.

Bayır-Bucak yalnızca bir sınır bölgesi değildir

Bayır ve Bucak adları bugün Suriye'nin Lazkiye çevresindeki Türkmen yerleşimleriyle özdeşleşmiştir. Ancak bu bölgeyi yalnızca bugünkü Suriye sınırları içerisinde değerlendirmek de doğru değildir.

Osmanlı döneminde Halep, Şam, Hama, Humus, Lazkiye ve Anadolu şehirleri arasında yoğun bir ulaşım, ticaret ve nüfus hareketliliği bulunuyordu. İnsanlar bugünkü anlamıyla “sınır” kavramının arkasına hapsolmuş değildi.

Bu nedenle Bayır-Bucak Türkmenlerinin tarihini araştırırken yalnızca Suriye arşivlerine değil, Osmanlı tahrir defterlerine, salnamelere, iskân kayıtlarına ve Anadolu’daki yerleşim tarihine de bakmak gerekir.

Peki Elazığ'ın bu hikâyedeki yeri nedir?

Asıl üzerinde durulması gereken sorulardan biri de........

© Günışığı Gazetesi