menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

URFA VE MARAŞ’TA KIRILAN KALEMLER

12 0
15.04.2026

​Urfa’dan Maraş’a yükselen o karanlık çığlık, artık mızrağın çuvala sığmadığının kanlı vesikasıdır.

Okul baskınları, veli zorbalığı ve öğretmene uzanan kirli eller; sadece birer asayiş vakası değil, toplumsal ahlakımızın can çekişmesidir.

Mukaddes olan çiğnenmiş, irfanın onuru cehaletin ayakları altında kalmıştır.

​Sınıflar Mezar, Sıralar Tabut!

Biz bugün sadece kırılan kalemleri değil; tahta önünde yarım kalan hayatları, hayalleri katledilen öğretmenleri konuşuyoruz.

Bir eğitimcinin cenazesi okul kapısından omuzlarda çıkıyorsa; orada kandil sönmüş, insanlık kendi enkazı altında kalmıştır.

Ak alınlı öğretmenlerin kanı, sadece kara tahtaya değil, bu toplumun vicdanına silinmez bir leke gibi bulaşmıştır.

​Cezasızlık Karanlığı Besliyor

Eğitim yuvaları, çocukların sığındığı birer esenlik adası olması gerekirken; magandaların silah teşhir ettiği arenaya dönüşmüştür.

Öğretmenini koruyamayan, onu sahipsiz bırakan her sistem bu cinayetlerin sessiz ortağıdır.

"Şiddete Hayır" nakaratı artık yetmiyor; biz "İnsanlık Ölüyor, Katilleri Durdurun!" diye feryat ediyoruz.

Kaybettiğimiz her öğretmenimizin ardından kalan o boş kürsü, yetim kalan o ders kitapları bizim bitmeyecek yasımızdır.

Öğretmenini mezara, öğrencisini morga emanet eden bir iklimde, hiçbir başarı çiçeği açmaz.

Bu bir asayiş meselesi değil; bir medeniyetin can çekişmesi, bir halkın varlık sancısıdır.

Sınıfta dökülen o kutsal kan kurumadan, hiçbir vicdan huzurla uyuyamaz.

​Beyaz önlüklerde kan var!

Bir milletin kalbi okullarında atar. Bugün o kalbe hançer saplandı.

Öldürülen sadece bir beden değil; bir çocuğun sığındığı güven dağı, bir evin tek tüten bacasıydı. ​

Bembeyaz önlüklerin saflığını kanın kızıllığına kurban edenleri; bu tarih ve bu yaralı vicdanlar asla affetmeyecektir!

Bu artık bariz, sistematik bir yıkım projesidir.

Bu şiddetin nereden beslendiği ve kimlerin tetikleyici olduğu iyice araştırılmalıdır.

Bu, basite indirgenecek veya sadece psikolojik bir hastalıkla açıklanacak bir durum değildir.

​Bu vahşi saldırılarda hayalleri elinden alınan, ilim yolunda şehit düşen öğretmenlerimize ve filizlenmeden koparılan öğrencilerimize Allah’tan rahmet; kederli ailelerine ve tüm eğitim camiasına sabırlar diliyorum.

Yaralılarımızın bir an önce sağlıklarına kavuşup sınıflarına dönmeleri en büyük umudumuzdur.


© Günışığı Gazetesi