menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HARPUT’UN UNUTMADIĞI TELGRAFÇI

51 0
01.09.2026

Hüseynik’ten Çıktım Şeher Yoluna – Telgrafçı ÂkifHüseynik’ten Çıktım Şeher Yoluna – Telgrafçı Âkif

Bazı şehirlerin hafızası kitaplardan daha güçlüdür.

Bir çeşmenin başında söylenen sözde, eski bir taşın üzerinde, yıllardır değişmeyen bir yolun kıvrımında, bir türkünün mısrasında saklar geçmişini.

Kalesiyle, Ulu Camii’yle, taş sokaklarıyla, bağlarıyla, musikisiyle ve insanıyla yalnızca bir şehir değil; geçmişi bugüne taşıyan büyük bir hafızadır.

İşte “Hüseynik’ten Çıktım Şeher Yoluna – Telgrafçı Âkif” romanı, bu hafızanın derinliklerinden çıkan bir hayat hikâyesini anlatıyor.

Ve artık bu uzun soluklu roman çalışması tamamlandı.

Yakında okuyucularla buluşacak olan eser, bir telgraf memurunun hayatından hareketle yalnızca bir insanın ömrünü değil, 19. yüzyıl Harput’unu da yeniden hatırlatıyor.

Romanın merkezinde Mehmed Âkif Efendi var.

1846 yılında Bitlis’te dünyaya gelen Mehmed Âkif, genç yaşta Osmanlı Devleti’nin yeni iletişim ağı olan telgraf teşkilatında yetişir. Batman’dan Diyarbakır’a, Samsun’dan Hısn-ı Mansur’a, Ergani Maden’inden Harput’a uzanan görev yılları boyunca farklı şehirlerde çalışır.

Fakat sonunda yolu Harput’a düşer.

Harput, onun için zamanla bir görev yerinden çok daha fazlasına dönüşür.

Ailesi, dostları, hatıraları ve her sabah yürüdüğü Hüseynik yolu burada şekillenir.

Romanın en güçlü damarlarından biri de bu yoldur.

Hüseynik’ten Harput’a uzanan taş yol...

Âkif Efendi bu yolu yıllarca yürür. Sabahları evinden çıkar, ceketini ilikler, fesini düzeltir ve Harput’a doğru yola koyulur. Çeşmeler, bağlar, taş duvarlar ve yol üzerinde........

© Günışığı Gazetesi