HAZAR’IN SESİ KESİLİYOR MU?
Şiirlerden Sızıntılara Bir Sivrice Ağıdı
Bu gün köşe yazımı gündeme uygun olarak, değerli üstadımın kalemine destek amaçlı ve bir Sivrice’li olarak sahiplenme iç güdüsüyle kaleme aldım.Ben bu toprakların, gölün mavisine şiirlerin eşlik ettiği o kadim Sivrice’nin bir evladıyım. Çocukluğumun en güzel hatıraları, Hazar Şiir Akşamları’nın o büyüleyici atmosferinde saklıdır. Sadece Türkiye’den değil, Türkî Cumhuriyetlerden de gelen ozanların, şairlerin ve sanatçıların Hazar’ın kıyısında buluştuğu o akşamlar, Sivrice’nin yalnızca coğrafi değil, kültürel bir merkez olduğunun da kanıtıydı. Kelimeler gölün durgun sularında yankılanır, kültür ve sanata verilen değer bizlerin ruhuna daha o yaşlarda işlenirdi.
Ancak bugün görüyorum değerli üstadlarımında konu ettiği güzelim sivrice o şiirsel sessizlik, yerini iş makinelerinin gürültüsüne ve doğanın sessiz çığlığına bırakma tehlikesiyle karşı karşıya. “Doğunun incisi” ve bir “güzellik abidesi” olarak bildiğimiz Hazar Gölü, bugün bilimsel gerçeklerin görmezden gelindiği bir “bilim körlüğü” ile kuşatılmış durumda.
Çocukluğumuzda şiirler okuduğumuz o kıyılar, şimdi........
