HARBENDELÜ’DEN HARMANDALI’YA
Coğrafyayı nakış gibi işleyen yörük boylarının göç yolundaki en büyük hazinesi, develerinin havutuna sarılan ipekten çok boy yapısının özünü yansıtan dil ve kültürdür. Onların göç yollarına ektiği dil ve kültür tohumları, köklerini arayan torunlarının karşısına pusulaya dönüşerek çıkar. Harbendelü de yayıldığı geniş coğrafyaya tohumlar bırakarak bizlere pusula sunan yörük aşiretlerinden birisidir.
Peki kimdir bu Harbendelüler? Nerelerde, Ne zaman yaşadılar ve günümüze bıraktıkları izler nelerdir?
Aklımızda canlanan tüm soruları bize bıraktıkları izlerle birleştirerek cevaplayabilmek için öncelikle Harbendelü isminin kökenini biraz irdelememiz gerekiyor.
İlk olarak Harbende kelimesinin Türkçe kara ve Pehlevi’ce bendeg (köle, kul) kelimelerinin birleşimiyle kara-kul anlamına geldiğini öğreniyoruz. Fakat kelimenin bu anlamda kullanıldığı yerin hassasiyeti ise durumu daha da ilginçleştiriyor. Çünkü Harbende kelimesi İlhanlı Hükümdarı Olcaytu’nun şehzadelik döneminde ağır hastalık geçirmesinin ardından ailesinin eski Türk-Moğol inancında yer alan göz (nazar) değmesini önleme yöntemlerinden birini kullandığını görüyoruz. Bu nazardan korunma yöntemi günümüzde dahi devam etmektedir. Örneğin bazı bölgelerde aile büyülerimiz çocuklara karşı sevgi ifade ederken ‘çirkin’ şeklinde seslendiğini duyuyoruz.
Şimdi de Harbende kelimesinden Harbendelü’ye geçişi aklımıza soru olarak yansıyor değil mi? Bu sorunun cevabını Oğuzlar üzerine çalışmalarıyla bize ışık tutan Faruk........
