BU DÜNYA O DÜNYA DEĞİL
Çocukluğumda oyun oynamak için her dışarı çıkışımda annem seslenirdi ardımdan “Karanlığa kalma sakın!” diye. Oysa bugün gündüzüm karanlık; önüm ardım, sağım solum…Ne yana baksam bir iğrençlik çıkıyor karşıma.Ne yana baksam bir insanlık dışı fiil karşılıyor beni.
Televizyonu açsam şurada katliam var diyor sunucu. Görüntüler var katledilen insanlara ait. Seyretmekten gayri bir şey elinden gelmiyor bilmem kaç milyar insanın. Çaresiz çekirdek çıtlatıp tavşankanı bir çay eşliğinde yüzlerce insanın ölümü izleniyor her karanlık evde.
Gazeteleri açsam eşi tarafından katledilmiş bir kadını görüyorum ulu orta bıçaklanmış bir vaziyette. Can pazarındayken bir kadın, diğerleri canlı bir pak”et” programında yayınlanmak üzere eş seçiminde. İğreniyorum çöpçatanlıktan, aşkın bu rezil hali içime işliyor. Utanıyorum Leyla ve Mecnun’dan.
Anam bu dünya o dünya değil artık. Eskiden karanlık çökerdi vakti geldiğinde. Şimdiyse vakitsiz karanlıklar çöküyor sabahtan. Farkında değil oysa Allah’ın hiçbir kulu. Varsa yoksa çoğunun derdi günün geçer pulu.
Anam karanlığa kalma derdi, oysa bugün tümden karanlıktayım. İğreniyorum bu dünyadan. Çıkar üzerine inşa edilen dostluklardan, bir hiç uğruna........
