menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SONSUZ ŞÜPHE: ALAİN ABELHAUSER’A GÖRE OBSESYONEL İNSAN

92 0
12.09.2026

Sabah evden çıkarken kapıyı kilitlediğinizden emin olamadığınız için geri döndünüz mü hiç? Bir e-postayı göndermeden önce defalarca okuyup “Acaba yanlış bir şey mi yazdım?” diye düşündüğünüz oldu mu? Ya da basit bir kararı bile o kadar uzun süre tarttınız ki sonunda karar vermekten vazgeçtiniz mi?

Hepimizin hayatında böyle anlar vardır. Fakat bazı insanlar için şüphe, hayatın küçük bir ayrıntısı olmaktan çıkar ve düşünme biçiminin kendisine dönüşür.

Fransız psikanalist Alain Abelhauser, Sonsuz Şüphe – 40 Derste Obsesyonel adlı kitabında obsesyonel insanı yalnızca bir hastalık etiketi üzerinden ele almıyor. Onun asıl ilgilendiği şey; insanın arzu, karar, suçluluk, düşünce ve belirsizlikle kurduğu ilişki.

Ve bütün bunların merkezinde tek bir kelime var: şüphe.

Arzu Etmek ve Ertelemek

Abelhauser’a göre obsesyonel kişinin şüphesi yalnızca kendine güvensizlikten kaynaklanmaz. Kimi zaman şüphe, arzuyu canlı tutmanın bir yoludur.

Çünkü bir şeyi istemek, onun gerçekleşme ihtimalini de beraberinde getirir.

Peki ya gerçekleşirse? Obsesyonel kişi için bu soru önemlidir. Çünkü gerçekleşmemiş bir arzu hâlâ mümkündür. Gerçekleştiğinde ise artık arzu olmaktan çıkıp gerçekliğe dönüşür.

Bu nedenle erteleme, basit bir kararsızlık değildir. Arzuyu koruyan bir savunmaya dönüşebilir.

“Biraz daha düşüneyim.”

“Henüz zamanı değil.”

“Ya yanlış karar verirsem?”

Böylece karar ertelenir, eylem gecikir ve ihtimaller açık kalır.

Gerçekleşmeyen arzu ölmez; beklemeye devam eder.

Düşüncenin İçinde Kaybolmak

Obsesyonel yapı açısından düşünmek de her zaman masum değildir.

Bir düşünce........

© Günışığı Gazetesi