AFFETMEK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ
Yaygın bir beklenti var: Sizi derinden inciten insanları affetmelisiniz. Buna katılmıyorum. Affetmek bazı insanlar için iyileşmenin bir yolu olabilir; ama herkes için zorunlu bir aşama değildir.
Araştırmalar, affetmenin bazı kişiler için daha az öfke ve daha fazla iyi oluşla ilişkili olabileceğini gösteriyor. Ancak bir şeyin bazı insanlara iyi gelmesi, herkesin onu yapmak zorunda olduğu anlamına gelmez.
Son yıllarda kişisel gelişim kültürü affetmeyi neredeyse evrensel bir reçeteye dönüştürdü: "Affet ve özgürleş", "Bırak gitsin", "Affetmezsen kendine zarar verirsin." Niyet iyi olabilir; ama sorun, affetmenin kişinin kendi seçimi olmaktan çıkıp psikolojik bir yükümlülüğe dönüşmesiyle başlıyor.
İhanete uğradınız, aldatıldınız, istismara maruz kaldınız. Böyle bir durumda öfkelenmek, kırılmak, güvenini kaybetmek bir başarısızlık değildir. Önemli olan öfkenin varlığı değil, zaman içinde hayatınızla ne yaptığınızdır.
Öfke hissetmek ile öfkenin hayatınızı yönetmesi aynı şey değildir. Faili affetmeyebilir, onunla görüşmek istemeyebilir, hatta hayatınızdan tamamen çıkarabilirsiniz. Bunlar tek başına kin tuttuğunuz anlamına gelmez.
Affetmek ile barışmak da aynı şey değildir. Psikolojide affetme; yanlışı onaylamak, unutmak ya da yeniden........
