EKRANLARIN BÜYÜTTÜĞÜ YALNIZLIK: ÇOCUKLARI DEĞİL, GELECEĞİMİZİ KAYBEDİYORUZ.
Çocuklarımızı kim büyütüyor: Biz mi, ekranlar mı?Türkiye artık bir ekran ülkesidir.77,5 milyon insan internette.62,3 milyon insan sosyal medyada.Her 10 kişiden 7’si gününü beğeniler, videolar ve akışlar arasında geçiriyor.Günde ortalama 7 saat 13 dakika çevrimiçiyiz.Bu, hayatımızın neredeyse üçte birini bir ekrana teslim ettiğimiz anlamına geliyor.Ayda 7,6 farklı platform arasında geziniyoruz.İnternet erişiminin ,9’u cep telefonlarından sağlanıyor.Yani ekran cebimizde değil;hayatımızın merkezinde.Aile sofrasında ekran var.Okul bahçesinde ekran var.Gece yatağa girerken bile ekran var.Instagram’da 58 milyondan fazla kullanıcı…TikTok, YouTube, Facebook milyonları içine çeken dev bir dijital akıntı…Artık internet bir araç değil.Bir ortam.Bir alışkanlık.Bir bağımlılık.Ve bu bağımlılık sadece çocukları değil,bir toplumu yavaş yavaş dönüştürüyor.Sorun şu değil:İnterneti kullanıyoruz.Sorun şu:İnternet bizi kullanıyor.Bu bir tesadüf değil.Bu yeni nesil davranış bozukluğunun ana kaynağıdır.Bir zamanlar çocuklar sokakta büyürdü.Dizleri yara, yüzleri güneş yanığı, kalpleri cesur olurdu.Şimdi çocuklar ekran ışığında büyüyor.Yüzleri mavi, gözleri yorgun, kalpleri yalnız… Dünya alarm veriyor.Avrupa Parlamentosu, çocukların sosyal medyaya erişiminde 16 yaş sınırı çağrısı yaptı.Avustralya, 16 yaş altına sosyal medya yasağını başlatan ilk ülke oldu ve kurala uymayan şirketlere 33 milyon dolara kadar ceza açıkladı.Danimarka, 15 yaş altına yasak getirdi.Çin ise yalnızca yasaklamakla kalmadı; 8 yaş altına 40 dakika,........
