menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SEVGİ GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN…

6 0
16.02.2026

Yarım asrı aşan bir ömrün içinden süzülüp gelen bir hakikat var artık içimde:

Sevebilmek bir meziyet değil sadece… bir cesaret, bir asalet, bir seçkinliktir.

Herkes “seviyorum” diyebilir.

Sevgi kelimesi dillerde çok dolaşır;

fakat yaşananla söylenen arasındaki uçurumu çoğu zaman kimse görmek istemez.

Aşkın ateşi kolaydır…

Hormonal bir fırtına gibi gelir, yakar, coşturur.

Ama ateş sönünce kül olur gider.

Gerçek sevgi ise ateşten değil, emekten doğar.

Aşk sustuğunda da konuşmaya devam eder.

Sönmez… azalmaz… şekil değiştirir ama varlığını korur.

korumaktır ama hapsetmemektir.

Sahip çıkmaktır ama zincir takmamaktır.

Yanında durmaktır ama nefesini kesmemektir.

Sarılmaktır ama boğmamaktır.

Özgür bırakırken bile “buradayım” diyebilmektir.

Ne yazık ki çoğu insan sevgiyi başka duyguların gölgesine bırakır:

Korkuya… kıskançlığa… çıkar hesaplarına…

Oysa sevgi kimsenin hizmetçisi değildir.

Ya vardır, ya yoktur.

Bugün “seviyorum” deyip yarın inciten,

Bugün “uğruna ölürüm” deyip yarın vazgeçen çoktur.

Sonra yapılan her yanlışın bahanesi hazırdır:

“Sevdiğim için yaptım…”

Gerçekten seven insan, sevdiğini yaralamayı değil, iyileştirmeyi ister.

Ve işte o nadir kalpler…

Kalbini avuçlarının içinde taşıyan o güzel insanlar…

Kendi gibi sanırlar karşılarındakini.

İnandıkları gibi sanırlar.

Bir gün arkalarından bakakalırlar:

“Hani seviyordu?” diye…

İhanetin şokunu yaşarlar.

Duyarsızlığın sessizliğinde içleri kararır.

Yine de sevgiden vazgeçmezler.

Çünkü onların sevgisi başkasına bağlı değildir.

Kendi özlerinden doğar.

Kırılırlar belki… ama kirlenmezler.

Sevgi bir anormallikse eğer bu çağda,

varsın biz o anormal azınlık olalım.

Kalbi kör olmayan o küçük yüzde…

Bugün, sevgiyi gerçekten taşıyan o temiz yüreklere sarılıyorum.

Sevgi gününüz kutlu olsun…

Kalbinizin ışığı hiç sönmesin.


© Güneydoğu Ekspres