menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KÖRFEZ YANARSA DÜNYA YANAR…

37 0
02.03.2026

Haziran 2025’te yaşanan ve literatüre‘12 Gün Savaşı’ olarak geçen İran-İsrail çatışması, aslında bir fragmandı. Asıl film şimdi başladı. Amerika’nın Körfez’e neredeyse donanmasının büyük bölümünü yığması, hava gücünü ileri üslerle tahkim etmesi ve İsrail’le eş zamanlı operasyonlara girişmesi; bunun spontane bir kriz değil, planlı bir hazırlık olduğunu gösteriyor.

Sorulması gereken ilk soru şu; bu savaş gerçekten ‘aniden’ mi başladı?Uluslararası krizler bir sabah uyanıp patlamaz. Birikir. Dosyalar, yaptırımlar, pazarlıklar, tehditler, kırmızı çizgiler… Hepsi bir gün bir noktada kesişir.Ve o kesişim genelde petrolün üzerinde olur.

PETROLÜN ÜZERİNDEKİ SATRANÇ TAHTASI

Körfez,dünya petrolünün yaklaşık üçte birinin geçtiği bir arter.Hürmüz Boğazı kilitlenirse, sadece Ortadoğu değil; Avrupa’dan Çin’e kadar tüm üretim zincirleri sarsılır.

ABD’nin askeri yığınağı tesadüf değil. Çünkü mesele sadece İran’ın nükleer kapasitesi değil; enerji akışının kontrolüdür. Enerji akışını kontrol eden, küresel enflasyonu, üretimi, hatta seçim sonuçlarını etkiler.

İran’ın son misillemeleri de bu nedenle doğrudan semboliktir. Sadece İsrail’i değil; Körfez’deki Amerikan üslerini hedef almıştır.İran’ın vurduğu veya hedef aldığı bildirilen başlıca ABD askeri varlıkları şunlardır.

Al Udeid Hava Üssü (Katar) – ABD’nin bölgedeki en büyük hava komuta merkezi.

Naval Support Activity (Bahreyn) – ABD 5’nciFilosu’nun merkezi.

Al DhafraAir Base (Birleşik Arap Emirlikleri).

Ali Al SalemAir Base (Kuveyt).

Suudi Arabistan’daki ABD askeri konuşlanmaları.

Ürdün’deki Amerikan askeri........

© Güneydoğu Ekspres