KÖRFEZ YANARSA DÜNYA YANAR…
Haziran 2025’te yaşanan ve literatüre‘12 Gün Savaşı’ olarak geçen İran-İsrail çatışması, aslında bir fragmandı. Asıl film şimdi başladı. Amerika’nın Körfez’e neredeyse donanmasının büyük bölümünü yığması, hava gücünü ileri üslerle tahkim etmesi ve İsrail’le eş zamanlı operasyonlara girişmesi; bunun spontane bir kriz değil, planlı bir hazırlık olduğunu gösteriyor.
Sorulması gereken ilk soru şu; bu savaş gerçekten ‘aniden’ mi başladı?Uluslararası krizler bir sabah uyanıp patlamaz. Birikir. Dosyalar, yaptırımlar, pazarlıklar, tehditler, kırmızı çizgiler… Hepsi bir gün bir noktada kesişir.Ve o kesişim genelde petrolün üzerinde olur.
PETROLÜN ÜZERİNDEKİ SATRANÇ TAHTASI
Körfez,dünya petrolünün yaklaşık üçte birinin geçtiği bir arter.Hürmüz Boğazı kilitlenirse, sadece Ortadoğu değil; Avrupa’dan Çin’e kadar tüm üretim zincirleri sarsılır.
ABD’nin askeri yığınağı tesadüf değil. Çünkü mesele sadece İran’ın nükleer kapasitesi değil; enerji akışının kontrolüdür. Enerji akışını kontrol eden, küresel enflasyonu, üretimi, hatta seçim sonuçlarını etkiler.
İran’ın son misillemeleri de bu nedenle doğrudan semboliktir. Sadece İsrail’i değil; Körfez’deki Amerikan üslerini hedef almıştır.İran’ın vurduğu veya hedef aldığı bildirilen başlıca ABD askeri varlıkları şunlardır.
Al Udeid Hava Üssü (Katar) – ABD’nin bölgedeki en büyük hava komuta merkezi.
Naval Support Activity (Bahreyn) – ABD 5’nciFilosu’nun merkezi.
Al DhafraAir Base (Birleşik Arap Emirlikleri).
Ali Al SalemAir Base (Kuveyt).
Suudi Arabistan’daki ABD askeri konuşlanmaları.
Ürdün’deki Amerikan askeri........
