menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İNTİHAR DENİLDİ, DOSYA KAPATILMAK İSTENDİ: ROJİN KABAİŞ’E NE OLDU?

11 0
05.01.2026

Resmi açıklamalarla birlikte kamuoyuna ilk yansıyan iddia ‘intihar’ oldu. Ancak Rojin’in ailesi bu iddiayı en başından itibaren reddetti. Baba Nizamettin Kabaiş’in dile getirdiği sorular ve kuşkular, dosyanın kapanmaması gerektiğini düşünen geniş bir kesimin de sesi haline geldi.

Van Adli Tıp Kurumu’nda yapılan ilk incelemede;Rojin’in vücudunda kesici ya da ateşli silah yarasına rastlanmadığı, kemik kırığının bulunmadığı açıklandı. Ancak boyun, diz ve kol bölgelerinde renk değişiklikleri olduğu kayda geçti. Kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla alınan kan, idrar ve iç organ örnekleri İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

6 Kasım 2024 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda ise kamuoyunu daha da düşündüren bir ifade yer aldı: ‘İki farklı erkeğe ait DNA örnekleri tespit edilmiştir; ancak örneklerden şüpheli bir bulgu elde edilememiştir.’ Bu cümle, hukuki olarak net bir suç isnadı içermese de vicdanları rahatlatmaya yetmedi.

BABANIN İTİRAZI, KAMUOYUNUN SORULARI

Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş, kızının ölümünün ‘intihar’ olarak nitelendirilmesine itiraz ediyor. Kabaiş, Vali Ozan Balcı ve emniyet yetkilileri ile yaptığı bir görüşmede, kendisine olayın intihar olduğu yönünde değerlendirme yapıldığını öne sürdü. Ancak baba Kabaiş’in itirazı net ve sarsıcıydı:

‘İntiharsa bu cenaze bu kadar nasıl gider? Bana (Su altında cenaze gider) dediler. Ben bunu kabul etmedim. Kızım ayakla bile o kadar yolu gidemez. Mollakasım’a kadar 18 kilometrelik mesafeyi uçarak mı gitti?’

Bu sözler bir iddiadır; ancak aynı zamanda yanıt bekleyen soruların da özetidir. Baba Kabaiş, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Hamdullah Şevli’ninde otopsiye girdiğini öne sürmüştü.

Ailenin talebi açık: Olay neyse, gerçeğiyle ortaya çıkarılsın. Üniversitenin adı kirlenmesin, şehrin itibarı zedelenmesin kaygılarıyla dosyanın kapatılmaya çalışıldığı yönündeki kuşku, baba Kabaiş tarafından da dile getiriliyor.

Bu süreçte yalnızca aile değil, üniversite öğrencileri ve sivil toplum örgütleri de sessiz kalmadı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi başta olmak üzere Diyarbakır’da ve bölgenin birçok kentinde ‘Rojin için adalet’ çağrısıyla protestolar düzenlendi. Sosyal medya üzerinden paylaşılan görseller ve videolar kısa sürede geniş kitlelere ulaştı.Ancak tam da bu noktada dikkat çekici bir başka tartışma gündeme geldi.

SESSİZLİK, GERİ ÇEKİLEN PAYLAŞIMLAR VE ETİK SORU

Rojin için adalet çağrılarının yükseldiği günlerde, bazı sivil toplum örgütleri de destek paylaşımları yaptı. Bunlardan biri,adı bende saklı bir sivil toplum örgütü, 16 Ekim’de ‘Rojin için adalet’ başlığıyla bir görsel ve video paylaştı. Söz konusu........

© Güneydoğu Ekspres