Gıda ve Tarım Bilgisi Nasıl Satışa Çıkarıldı?
Gıda ve Tarım Bilgisi Hepimizin Ortak Malı
Önce şunu netleştireyim. İktisatta kamu malının iki temel özelliği var. Birincisi, herkese açıktır. Kimse onu kullanmaktan dışlanamaz. İkincisi, birinin kullanması ötekinin payını azaltmaz. Gıda hijyeni, doğru gübreleme, hastalıklarla mücadele yöntemleri gibi gıda ve tarım bilgisi tam da böyledir. Bir çiftçinin öğrendiği yöntemi bir başkası da öğrenebilir. Bilgi yayıldıkça toplumun tümü kazanır.
Emek de toprak da para da aslında satılsın diye var olmadı. Ama piyasa toplumu onları satılık bir malmış gibi işliyor. Piyasa, bilgiyi de aynı yola sokuyor. Toplumsal dayanışmadan koparıyor, kendi fiyat etiketine bağlıyor.
Öte yandan her sınıf kendi içinden kendi aydınını çıkarır. Bu aydın, bir sınıfın tek başına anlatamadığı duyguyu ve deneyimi dile getirir. Çiftçiyle, besiciyle, gıda emekçisiyle omuz omuza çalışan bir gıda mühendisi, bir ziraat mühendisi ya da veteriner hekim işte böyle bir aydındır. Halkın deneyimini bilimsel bilgiyle buluşturan bir köprü işlevi görür. Ama danışmanlık satılık bir hizmete dönüşünce bu köprü çöker. Mühendis ya bir girdi satıcısının uzantısı olur ya da yalnızca parayı verebilen büyük üreticiye çalışan ücretli bir uzmana dönüşür.
Kamusal Yayımın Kuruluşu: 1984-1997
Şimdi biraz geriye gideyim. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nü kapatmak, kamu kapasitesinin aşınmasında en görünür kilometre taşlarından biri. Bu müdürlük 1984'te doğdu. Yol Su Elektrik, Topraksu ve Toprak-İskan kuruluşları tek çatı altında birleşti. Köy yolları, sulama, arazi düzleme gibi tarım altyapısını ve toprak-su işlerini yürüten geniş bir taşra yapısı vardı.
Sonra bu yapı dağıtıldı. İşlevleri, İstanbul’la Kocaeli dışında il özel idarelerine, bu iki ilde büyükşehir belediyelerine geçti.........
