Gıda Enflasyonu Çocuklarımızı ve Toplumu Değiştiriyor
Yetersiz beslenme okul başarısızlığından suç oranlarına, kronik hastalıklardan toplumsal huzursuzluğa kadar her şeyi yıkan bir domino taşı gibi üzerimize devriliyor.
Çocuklarımızın Beslenememesi Bilinçli Bir Tercih
Gıda enflasyonunun en ağır bedelini çocuklarımız ödüyor. Okullardaki çocuklarımızın yüzde 19.3’ü, yani her 5 çocuğumuzdan 1’i parasızlık nedeniyle okullarda yemek yiyemiyor. Sınıfta yan yana oturan beş öğrenciden biri, dersi dinlemek yerine açlıkla boğuşuyor demek.
Her 100 ailenin 85’i, sabah çocuğunun çantasına koyacak gıda bulmakta zorlanıyor. O çocuklar okula aç gidiyor, aç karnına ders dinlemeye çalışıyor.
Bir çocuğun beyni inşaat gibidir. Malzeme gitmezse bina çürük olur. Protein, demir, B12 vitamini ve folat eksikliği beyin gelişimini ve düşünme kapasitesini doğrudan etkiliyor. Çocuklarımız protein, demir, B12 vitamini ve folat alamıyor. Demir eksikliği yaşayan çocuklarımızın yüzde 10.2’si folat eksikliği de yaşıyor.
Beyin gelişimi duruyor, zihin köreliyor.
PISA’da matematik ve okuma skorumuz OECD ortalamasının altında. Dönüp "PISA testlerinde çocuklarımız neden matematikte, okumada dünya ortalamasının altında?" diye soruyoruz. Cevabı sadece müfredatta aramayın. Bu çocuklar, beyinlerini besleyecek yakıtı........
