menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

16 Bin 220 Köy Bir Gecede Silindi: Türkiye Neden Artık Kendini Besleyemiyor?

17 1
09.02.2026

Türkiye'nin tarımsal üretim gücü ve gıda bağımsızlığı, bu iki yasanın etkisiyle adım adım eritiliyor. AKP iktidarı tüm politikaları küresel gıda düzeni ve büyük sermaye gruplarının çıkarına işletmeye devam ediyor.

Toprak Koruma Kanunu Toprağı Kime Korudu?

Türkiye’de tarım ve kırsal yaşam, Cumhuriyet’in kuruluşundan 1980’li yıllara kadar devletin koruyucu politikaları, taban fiyat uygulamaları ve üretim destekleriyle ayakta tutulan, ekonominin temeli sayılan bir alandı. 24 Ocak 1980 kararlarıyla başlayan ve Aralık 1999’da Uluslararası Para Fonu (IMF)’yla Dünya Bankası güdümlü Tarımda Reform Uygulama Projesi’yle derinleşen süreç, tarımı stratejik bir kamu hizmeti olmaktan çıkardı. Onu piyasa kurallarına tabi bir sıradan bir sektöre indirgedi.

Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’yla Bütünşehir Yasası, serbest piyasacı politikaların hukuki kılıfı oldu. Türkiye tarımının çözülmesi, devletin piyasadan çekilmesiyle başladı. Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri özerkleştirilerek işlevsizleştirildi. Üretimi değil, tapu sahipliğini esas alan destekleme modelleri devreye sokuldu.

Ancak bu ekonomik dönüşümün, kırsalın mülkiyet yapısını ve idari statüsünü değiştirecek daha köklü yasalara ihtiyacı vardı. AKP iktidarı, “Büyük çiftlik daha verimli, küçük çiftlik verimsiz ve geri” söylemleri altında, küçük çiftçiliğin ve besiciliğin tasfiyesini hedefleyen düzenlemeleri birbiri ardına hayata geçirdi.

Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, gerekçesinde toprağın korunması ve tarım arazilerinin parçalanmasının önlenmesi gibi hedefler barındırıyordu. Ama uygulama bambaşka işledi. Yasadaki istisnai maddeler, tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılmasını fiilen yasallaştıran bir kapıya dönüştü.

Yasa, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını yasaklıyordu. Ama alternatif alan bulunamadığında ve kamu yararı kararı alındığında bu arazilerin tarım dışına açılmasına olanak tanıdı. Bugüne kadar kamu yararı kavramı, madencilik, enerji yatırımları, otoyol projeleri ve organize sanayi bölgeleri lehine kullanıldı. Toprak koruma ibaresi, fiiliyatta toprağın sermayeye tahsisi anlamına geldi.

Gıda güvenliğini sağlama iddiasıyla yüzlerce ova, Bakanlar Kurulu kararıyla Büyük Ova........

© Gerçek Gündem