menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye’de anne olmak

22 0
10.05.2026

Türkiye’de anne olmak, bir çocuğu dünyaya getirmek yanında çoğu zaman bir ülkeyi sırtında taşımaktır. Bir evin içindeki sessiz devrimdir annelik. Kaynayan tencerenin başında, eksilen bütçenin ortasında, büyüyen kaygıların gölgesinde kurulan görünmez bir direniştir. Bu topraklarda anne olmak, yalnızca sevmenin değil, sabretmenin, susmanın, bazen de susmamayı öğrenmenin adıdır. Bir çocuğun alnına düşen saç telini düzeltirken, aslında onun geleceğini düzeltmeye çalışan ellerdir o eller. Çoğu zaman o ellerin emeğini kimse görmez.

Türkiye’de annelik, özverinin kutsanıp kadının görünmez kılındığı ince bir çizgide yürür. “Anne” denir, yüceltilir, baş tacı edilir; ama aynı anda yoksulluğun, işsizliğin, şiddetin, adaletsizliğin en ağır yükü de onun omzuna bırakılır. Çocuğunu okula gönderirken beslenme çantasına ne koyacağını düşünen anneyle, televizyon ekranlarında “annelik kutsaldır” diyenler arasında derin bir uçurum vardır. O uçurum, çoğu zaman bir annenin gece uykusuzluğunda, sabah erken kalkışında, gün boyu bitmeyen telaşında yankılanır.

Bir annenin kalbi bu ülkede yalnızca çocukları için çarpmaz; ülkesi için de çarpar. Bilir ki bu topraklarda çocuk büyütmek, sadece büyütmek değildir;........

© Gazete Pencere