menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Barış

8 1
08.01.2025

Türkiye tarihinin en ağır ekonomik bunalımlarından birini yaşıyor. Gelir dağılımındaki eşitsizliği tırmandıran, sözde antienflasyonist maliye politikası bunalımın bedelini yoksullaşan kitlelere ödetiyor.

Bilinçli olarak yandaşlara aktarılan, döviz kaynaklarının uygun hesaplamalarla liraya çevrilmesi sonucunda, görülmedik ölçüde servet transferlerine tanık olunuyor. Yetmezmiş gibi belirli şirketler pervasızca kayırılıyorlar. Adrese teslim ihale ve gelir taahhütlerine yapılan astronomik ödemeler, ekonomik dengeleri alt üst ediyor.

İktidar; emekçiler ve emeklilerden kısarak, onların insanca yaşamalarına olanak vermeyen bir ücretleme politikasında ısrarcı. Enflasyonu indirmek için ücretleri baskılıyor.

Çarpıklığı kamuoyundan gizlemek amacıyla yararlandıkları en etkin kurum TÜİK. Gerçek dışı oranlarla enflasyonu düşürmek için değil, çalışanların ve emeklilerin maaşlarını düşürmek amacıyla kullanılıyor. Çarpıcı bir örnek; 2002 yılında asgari ücretin 4,8 katı olan kıdem tazminatının 2024 yılında 1,8 katına düşmesi.

Muhalefet başta yolsuzluklar, hemen her kural dışı uygulamayı sürekli dile getiriyor. Ellerinden........

© Gazete Pencere