KAVUŞMAK
Karşınıza bilinenin dışında bir yazıyla çıktım, bu sefer sayfaların arasından sıyrılarak geldim.
Çoğu zaman bir kelime dolanır zihnimize. Daima hayalini kurmuş olduğumuz bir kavuşmamız vardır.
Allah, insanları kusursuz ve aciz bir hamurla yaratmıştır. Yaratılan bu varlığın her daim bir mana aleminde beklentisi, arzusu vardır. Hep bir şeye kavuşmanın hayaliyle yaşayıp gider. Aslında bütün manaların cevherinde yer edinmiş olan kavuşma, temelden umut kavramının varlığını bizlere kanıtlar niteliktedir. Kavuşmayı hayal ettiğimiz şey, umut ettiğimiz şeylerden meydana gelir. Kavuşma hayali kurmadığımız şeylerin umudu ve beklentisi, bizden kalkmıştır.
Hoş ya!
İnsan öleceğini bile bile yaşamın kıyısında ömrünü sürdürüp şeyler aleminde kavuşma duygusuna tutunup ve umut ettiği şeyleri arzulaması da insanın insan olduğunu bizlere tanımlamaktadır.
İnsan, hayalini kurduğu konuma, sevdiği insana, istediği işe, varmak istediği şehre, anlam yüklediği şeylerin gerçekliğine kavuşması insana müthiş bir duygu yükleyen metafizik bir oluşum sayesinde yaşar. Ruh, arzuladığı şeylerin farkına vardığında asıl manasının ne olduğunu kavradığında yaşamın manasını da kavramış olmakta.
Fıtrat olarak pof bir bedenin dolunması yalnızca arzulanmış duyguların hamuruyla gerçekleşir. Bahse konu........
