KUSURSUZ OLMA ÇIKMAZI
Dışarıdan bakıldığında hayatlarında her şey yolunda görünen insanlar vardır. İşlerini eksiksiz yapar, sorumluluklarını aksatmaz, herkesin beklentisini karşılamaya çalışırlar. Bir hata yaptıklarında günlerce düşünür, aldıkları övgüleri kısa sürede unutur, en küçük eleştiriyi bile zihinlerinde büyütürler. Çevreleri onları başarılı ve güçlü olarak tanımlar. Oysa içlerinden sürekli aynı ses yükselir: Daha iyisini yapmalıydın!
İşte mükemmeliyetçilik, tam da bu noktada başarı arayışı olmaktan çıkar ve kişinin kendi değerini kanıtlama mücadelesine dönüşür. Psikolog Paul Hewitt ve Gordon Flett, mükemmeliyetçiliği kişinin kendisine, başkalarına ve başkalarının kendisinden beklentilerine yönelik kusursuzluk arayışı üzerinden ele almıştır. Çünkü bazı insanlar için hata yapmak, yalnızca yanlış bir karar vermek değildir. Yetersiz olduklarının, başarısız olduklarının, hatta sevilmeye layık olmadıklarının kanıtı gibi hissedilir.
Bir sınavdan yüksek not almak yetmez, en yüksek not alınmalıdır. İşini iyi yapmak yeterli değildir, kimse kusur bulamamalıdır. İnsan, yorulmaya ve hata yapmaya hakkı yokmuş gibi yaşamaya başlar. Ancak bu yarışın bitiş çizgisi yoktur. Bir hedef gerçekleştiğinde sevinç kısa sürer, ardından yenisi gelir. Başarı, mutluluk veren bir deneyim olmaktan çıkar, başarısızlık korkusunu geçici olarak susturan bir güvenceye dönüşür. İşin en yorucu tarafı da insanın bazen başarmak için değil, başarısız olduğunda kendisini değersiz hissetmemesi için sürekli bir........
