menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

PİKNİK YAPMA ADABI

6 0
previous day

İlkbahar, yalnızca mevsimlerin değişimi değildir; aynı zamanda tabiatın yeniden dirilişini gözler önüne seren büyük bir uyanıştır. Kış boyunca sessizliğe bürünen tabiat, baharla birlikte yeniden canlanır. Ağaçlar tomurcuklanır, çiçekler toprağın bağrından boy verir, kuş sesleri gökyüzünü doldurur. İnsan ruhu da bu uyanıştan nasibini alır. Uzun süren kapalı mekân hayatının ardından insanlar kendilerini dışarı atmak, temiz hava almak ve biraz olsun nefeslenmek isterler. Bu yüzden baharın gelişiyle birlikte mesire alanları, parklar ve ormanlık bölgeler dolup taşmaya başlar. İnsanlar aileleriyle birlikte piknik yapar, çocuklar top oynar, koşar, ip atlar; mangalda pişen yemeklerin etrafında sohbetler edilir. Aslında bütün bunlar modern hayatın yorucu temposundan kısa süreliğine de olsa uzaklaşma arzusunun bir yansımasıdır.

Fakat ne yazık ki bazı manzaralar, baharın güzelliğine gölge düşürmektedir. Şöyle ki: Geçen gün, biraz nefes almak için şehrin gürültüsünden uzaklaşıp Göbeklitepe yolunda, orman kenarında bir yerde oturduk. Çayımızı yudumlarken doğanın sunduğu o sade huzuru içimize çekmeye çalışıyorduk. Az ileride bir aile vardı; mangal yakmışlar, çocuklar top oynuyor, belli ki güzel bir gün geçiriyorlardı. Her şey olması gerektiği gibiydi… Ta ki toparlanma vakti gelene kadar.

Aile kalktı, eşyalarını topladı, çocuklarını arabaya bindirdi ve çekip gitti. Ama geride bıraktıkları şey, sadece ayak izleri değildi. Çocuk bezinden kola şişesine, naylon poşetlerden yemek artıklarına kadar her tür çöp, olduğu yerde duruyordu. Doğa, bir kez daha insanın hoyratlığına teslim edilmişti. İşte o an........

© Gazete İpekyol