Okullar açılıyor, velilerin çilesi başlıyor
Yazın son günlerine geldik. Tatilin rehaveti yavaş yavaş yerini okul telaşına bırakıyor. Çocuklar yeni eğitim yılının heyecanını yaşarken, anne babaların zihninde başka bir hesap dönmeye başladı: “Bu yıl okul masraflarını nasıl karşılayacağız?” Çünkü eğitim öğretim yılının başlaması, milyonlarca aile için yalnızca çocukların okula dönmesi anlamına gelmiyor. Aynı zamanda yeni bir ekonomik yükün kapıya dayanması demek. Defter, kalem, silgi, çanta, ayakkabı, kıyafet… Liste uzadıkça uzuyor. Bunlara servis ya da ulaşım giderleri ekleniyor. Okul kantininde alınacak bir simit, bir meyve suyu, öğle yemeği için verilecek birkaç lira derken, bir de harçlık meselesi çıkıyor ortaya. Çocuğuna arkadaşlarının yanında mahcup olmaması için cebine birkaç lira koymaya çalışan baba, akşam eve döndüğünde kendi hesabını yapıyor: Elektrik faturası, su, doğalgaz, kira, mutfak masrafı, kredi borcu… Ve sonra okul masrafları. Aslında mesele yalnızca kırtasiye masrafı değil. Mesele, çocukların eğitim hakkının ailelerin ekonomik gücüne bağlı hale gelmesi. Bir çocuğun iyi bir çantaya sahip olması, kaliteli bir ayakkabı giymesi, yeterli beslenmesi, okula güvenli biçimde ulaşması artık bazı aileler için ciddi bir ekonomik mücadeleye dönüşmüş durumda. Bir tarafta........
